AİHM Yalçınkaya Kararı'nda vurgulanan 'ölçülülük ilkesi'nin, KHK ile kamu görevinden çıkarma işlemlerine nasıl uygulandığını ve bu kararın idari yargıdaki 'irtibat ve iltisak' değerlendirmelerine etkisini tartışınız. Özellikle idarenin daha hafif yaptırımlar uygulama imkanının bulunup bulunmadığı yönünden analizi yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62131

AİHM Yalçınkaya Kararı, OHAL koşullarında dahi devlet makamlarına keyfi davranış yetkisi verilmediğini ve hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olduğunu vurgular (AİHS m.15). Mahkeme, başvurucunun adil yargılanma haklarına getirilen sınırlamaları ve yargılamanın 'sadece şekil yönünden' yürütülmesini AİHS m.6/1'in özüyle bağdaşmaz bulmuştur. **Ölçülülük İlkesi:** İhraç kararları, durumun zaruretleriyle 'kati suretle gerekli' ve 'orantılı' olmalıdır. Yalçınkaya kararında, Bylock kullanımına objektif sorumluluk yüklenmesi ve yasal faaliyetlerin (sendika, dernek üyeliği, Bank Asya hesabı) 'irtibat' veya 'iltisak' olarak yorumlanması, ölçülülük ilkesine aykırı bulunmuştur. **İdari Yargıdaki 'İrtibat ve İltisak' Değerlendirmesi:** Komisyon ve idare mahkemelerince yapılan 'irtibat ve iltisak' değerlendirmeleri, somut delillerle desteklenmediği, kategorik ve şablonik olduğu için AİHM tarafından hukuka aykırı görülmüştür. Bu kavramların belirsiz ve öngörülemez olması, çok ağır bir yaptırım (meslekten ömür boyu çıkarma) için hukuki güvenceleri zayıflatır. **Daha Hafif Yaptırımlar:** Kamu görevinden çıkarma gibi en ağır yaptırım yerine, 657 sayılı Kanun'un 137. maddesinde düzenlenen 'görevden uzaklaştırma' gibi daha hafif tedbirlerin uygulanma imkanı varken, bu husus tartışılmadan doğrudan ihraç yoluna gidilmesi, Anayasa Mahkemesi'nin 'orantılılık' ilkesine ilişkin kararları (AYM E:2022/105, K:2023/54) doğrultusunda da hukuka aykırıdır. İdari yargı, AİHM ve AYM kararlarındaki bu ilkeleri dikkate alarak kararlarını gerekçelendirmelidir. (AİHM Yalçınkaya v. Turkey; Anayasa m.13, 15, 20, 36, 38; 657 SK m.137; Metin içi atıflar).