Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/4276 E. sayılı kararında, eşe karşı basit cinsel saldırının suç olmadığına hükmedilirken, bu tür fiillerin TCK m. 232'deki 'kötü muamele' suçunu oluşturabileceği ihtimali nasıl değerlendirilmektedir?
Kararı eleştiren makalede, bu ihtimalin de hukuken isabetli olmadığı savunulmaktadır. TCK m. 232'de düzenlenen kötü muamele suçunun hareket unsuru, 'merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak' nitelikteki eylemlerdir. Madde gerekçesinde 'yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek' gibi örnekler verilmiştir. Bu suç, genel olarak aile bireylerinin sistematik olarak kötü koşullara maruz bırakılmasını cezalandırmayı amaçlar. Cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen ve cinsel dokunulmazlığı ihlal eden 'basit cinsel saldırı' fiili, kötü muamele suçunun tipik hareket unsuruna uymaz. Dolayısıyla, basit cinsel saldırıyı suç olmaktan çıkarıp, bu eylemi kötü muamele suçu olarak nitelendirmek, hem suç tanımlarının özünü bozmakta hem de etkin bir cezai koruma sağlamamaktadır.