Eşler arasında özel hayata müdahale suçlarında Yargıtay'ın 'hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmama' gerekçesiyle verdiği beraat kararları, CMK m. 223'teki beraat türlerinden hangisine dayandırılmaktadır? Bu hukuki nitelendirmenin eleştirilen yönü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61487

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/974 E. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin CMK m. 223/2-c (failin kastının bulunmaması) uyarınca verdiği beraat kararını, gerekçesi itibarıyla hatalı bularak, beraatın CMK m. 223/2-a (yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması) gereğince verilmesi gerektiği yönünde bozmuştur. Bu nitelendirme, hukuki olarak ciddi şekilde eleştirilmektedir. Çünkü failin 'hukuka aykırılık bilincinin olmaması', fiilin suç olmaktan çıktığı anlamına gelmez. Bu durum, olsa olsa failin kusurluluğunu etkileyen bir 'hata' hali (TCK m. 30) olarak tartışılabilir ki, bu da CMK m. 223/3-d (ceza verilmesine yer olmadığı kararı) veya m. 223/2-c (kastın yokluğu) kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay'ın fiili 'suç değil' olarak nitelemesi (m. 223/2-a), eylemin kendisinin meşru olduğu gibi son derece sorunlu bir sonuca yol açmakta ve kanunilik ilkesini temelden sarsmaktadır.