Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen bir ceza, İnfaz Kanunu m. 110'da düzenlenen 'konutta infaz' gibi özel infaz usullerine tabi olabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki farklı daire kararları arasındaki çelişki ve eğilim nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61452

Bu konuda Yargıtay daireleri arasında içtihat farklılıkları olmuştur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2007/6197 K. sayılı kararında, adli para cezasından çevrilen hapsin bir 'tazyik hapsi' niteliğinde olduğu, amacının para cezasının ödenmesini sağlamak olduğu ve bu nedenle İnfaz Kanunu m. 110'daki özel infaz usullerinin (konutta infaz gibi) uygulanamayacağı belirtilmiştir. Ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2007/7095 K. ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2009/12657 K. sayılı kararları gibi daha sonraki ve baskın hale gelen görüşe göre, para cezasının hapse çevrilmesiyle infaz edilecek ceza artık 'hapis cezası' niteliğini alır. İnfaz Kanunu m. 106/9'da adli para cezasından çevrilen hapsin ertelenemeyeceği ve koşullu salıverme hükümlerinin uygulanamayacağı açıkça belirtilmişken, m. 110'daki özel infaz usulleri için benzer bir yasak getirilmemiştir. Bu nedenle, kanunda yasaklayıcı hüküm olmamasından hareketle, şartları (yaş, ceza süresi vb.) oluştuğunda adli para cezasından çevrilen hapis cezasının da konutta infaz edilebileceği kabul edilmektedir.