Eşe karşı işlenen basit cinsel saldırının suç olmadığına hükmeden Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararına yönelik eleştiride, Anayasa m. 10'da düzenlenen 'kanun önünde eşitlik' ilkesi nasıl bir argüman olarak kullanılmaktadır?
Eleştiride, Anayasa m. 10'daki eşitlik ilkesi, özellikle 'Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür' hükmü temel alınarak kullanılmaktadır. Yargıtay'ın yorumu, evlilik birliği içindeki bir kadının (veya erkeğin), evli olmayan bir bireye göre cinsel dokunulmazlık hakkı açısından daha az korunduğu sonucunu doğurmaktadır. Bu durum, medeni durum temelinde bir ayrımcılık yaratır. Eşin, evlilik nedeniyle cinsel saldırı teşkil eden eylemlere 'katlanmak zorunda olduğu' veya bu eylemlere 'zımnen rıza gösterdiği' şeklindeki bir kabul, bireyin temel hakkı olan vücut bütünlüğü ve cinsel özerklik hakkını medeni duruma göre farklılaştırmakta ve Anayasa'nın eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Evlilik, bireyin temel haklarından feragat ettiği bir sözleşme olarak yorumlanamaz.