Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin, TCK m. 102/1'de düzenlenen basit cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesinin suç oluşturmayacağı yönündeki kararının (2012/4276 E., 2014/1689 K.) temel hukuki argümanı nedir? Bu argüman 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından nasıl eleştirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61437

Yargıtay'ın kararındaki temel argüman, kanun koyucunun TCK m. 102/2'de nitelikli cinsel saldırının eşe karşı işlenmesini özel olarak şikayete tabi bir suç olarak düzenlemiş olmasına karşın, m. 102/1'deki basit cinsel saldırı için eşe yönelik özel bir düzenleme yapmamış olmasıdır. Yargıtay bu durumdan, kanun koyucunun basit cinsel saldırının eşe karşı işlenmesini suç olarak görmediği sonucunu çıkarmıştır. Bu yorum, 'suçta ve cezada kanunilik' (TCK m. 2) ve 'kıyas yasağı' (TCK m. 2/3) ilkeleri açısından ciddi şekilde eleştirilmektedir. Eleştiriye göre, kanun bir fiili açıkça suç olmaktan çıkarmadığı sürece, yorum yoluyla suç kapsamı daraltılamaz. TCK m. 102/1'deki 'herkes' ve 'kimse' gibi ifadeler eşleri de kapsar. Kanun koyucunun amacı bu fiili suç olmaktan çıkarmak olsaydı, TCK m. 167'deki gibi (yakın akrabalar arası malvarlığı suçları) açık bir şahsi cezasızlık veya suçu ortadan kaldıran bir hüküm koyması gerekirdi. Yargıtay'ın yorumu, kıyas yoluyla lehe bir durum yaratarak kanunilik ilkesini ihlal etmektedir.