Bir siyasetçinin veya gazetecinin Cumhurbaşkanına yönelik ifadelerinin 'ağır eleştiri' mi yoksa 'hakaret' mi olduğu nasıl ayırt edilir? Yargıtay'ın bu konudaki kriterleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61433

Yargıtay, AİHS ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına paralel olarak, siyasetçilerin ve kamusal görev yürüten kişilerin diğer insanlara göre daha ağır eleştirilere katlanmak zorunda olduğunu kabul etmektedir. Ayrım yapılırken şu kriterler gözetilir: 1) İfadenin bir bütün olarak değerlendirilmesi, 2) İfadenin kamu yararına bir tartışmaya katkı sunup sunmadığı, 3) İfadelerin düşünce açıklaması sınırları içinde kalıp kalmadığı. Eğer ifadeler, kişiyi küçük düşürmeye yönelik, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici somut bir fiil veya olgu isnadı içeriyorsa veya kaba sövme niteliğindeyse 'hakaret' suçu oluşur. Ancak ifadeler, şok edici, kırıcı veya rahatsız edici olsa bile, bir olaya veya politikaya yönelik eleştiri sınırları içindeyse ve kişisel saldırı boyutuna varmıyorsa, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilir ve suç oluşturmaz. Örneğin, Yargıtay bir kararında 'Yalancı Tayyip' ifadesini bu bağlamda eleştiri olarak görmüşken (Y18CD-K:2017/9587), 'hırsız, katil' gibi ifadeleri hakaret saymıştır (Y16CD-K:2016/3618).