5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 110/7, özel infaz usulünün gereklerine (örneğin, belirlenen saatlerde konutta bulunma) 'geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde' bu usulün uygulanmasına son verileceğini ve infaza açık ceza infaz kurumunda devam edileceğini düzenlemektedir. Bu 'ihlalin' tespiti ve 'özel infaz usulüne son verme' kararını hangi makam verir? Bu karara karşı hükümlünün başvurabileceği bir kanun yolu var mıdır? İhlal halinde, özel infaz usulüyle geçirilen sürelerin mahsup edilip edilmeyeceği ve m. 105/A'daki denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunu da açıklayınız.
Özel infaz usulünün ihlali ve buna bağlı sonuçlar İnfaz Kanunu m. 110/7'de düzenlenmiştir. Süreç şu şekilde işler: 1. Kararı Verecek Makam: Özel infaz usulüne son verme kararını, ilk başta bu usulün uygulanmasına karar veren 'infaz hâkimi' verir. İhlalin tespiti, genellikle denetimli serbestlik müdürlüklerinin yaptığı elektronik veya fiziki kontroller sonucunda hazırlanan raporlarla olur. Bu rapor üzerine infaz hâkimliği, hükümlünün de savunmasını alarak (geçerli bir mazereti olup olmadığını değerlendirerek) bir karar verir. 2. Kanun Yolu: İnfaz Kanunu m. 110/8, 'Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır' demektedir. Dolayısıyla, infaz hâkiminin özel infaz usulüne son verme kararına karşı, hükümlü veya müdafii, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki genel hükümlere göre 'itiraz' kanun yoluna başvurabilir. 3. Mahsup ve Diğer Sonuçlar: - Mahsup: Madde metninde açıkça 'Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir' denilmektedir. Yani, hükümlünün hafta sonlarını, geceleri veya konutunda infaz usulüne uygun olarak geçirdiği süreler, toplam cezasından indirilir. İhlal, sadece kalan cezanın infaz şeklini değiştirir. - Denetimli Serbestlik (m. 105/A): m. 110/7'nin son cümlesi, bu durumda m. 105/A hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça belirtir. Yani, özel infaz usulünü ihlal ettiği için infazı açık cezaevine alınan bir hükümlü, daha sonra İnfaz Kanunu m. 105/A'da düzenlenen ve cezanın son bir yılının dışarıda denetim altında geçirilmesini sağlayan denetimli serbestlik tedbirinden yararlanamaz. Bu, ihlalin önemli bir yaptırımıdır.