Bir sanık hakkında, farklı tarihlerde sosyal medya üzerinden birden fazla kez Cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla dava açılmıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bir kararında (2017/4463) farklı yer ve zamanlarda söylenen sözler için zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilirken, başka bir kararında (2016/3475) 'aynı gün içinde kısa zaman aralıklarıyla atılan tweetler' için tek suçun oluştuğu ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu iki karar arasındaki farkın temelinde yatan 'suçların birleşmesi (içtima)' kurallarından hangileridir? 'Aynı suç işleme kararı' ve 'fiili ve hukuki kesinti' kavramlarını bu iki örnek üzerinden açıklayarak, hangi durumda zincirleme suç, hangi durumda tek suç kabul edileceğini tartışınız.
Bu iki karar arasındaki fark, TCK m. 43'te düzenlenen 'zincirleme suç' kurallarının yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Hangi kuralın uygulanacağını belirleyen temel kavramlar 'aynı suç işleme kararı' ve eylemler arasındaki 'fiili ve hukuki kesinti'dir. 1. Zincirleme Suç (TCK m. 43/1) ve 2017/4463 K. sayılı Karar: Zincirleme suç, bir kişinin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek bir cezaya hükmedilmesini, ancak bu cezanın artırılmasını öngörür. Yargıtay'ın 2017/4463 sayılı kararındaki olayda sanık, önce olay yerinde, sonra polis aracında ve son olarak polis merkezinde, yani farklı yer ve zamanlarda hakaret etmiştir. Bu eylemler, asılsız ihbar nedeniyle hakkında işlem yapılmasına yönelik tek bir olayın devamı niteliğinde olsa da, aralarında yer ve zaman bakımından bir 'kesinti' bulunmaktadır. Yargıtay, bu ayrı eylemlerin, tek bir 'hakaret etme' kararının icrası kapsamında işlendiğini kabul ederek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine karar vermiştir. 2. Tek Suç (Doğal Anlamda Tek Fiil) ve 2016/3475 K. sayılı Karar: Bazen birden fazla hareket, aralarındaki yer ve zaman birliği, hedeflenen sonuç gibi nedenlerle hukuken 'tek bir fiil' sayılır. Yargıtay'ın 2016/3475 sayılı kararında, sanığın 'aynı gün içinde kısa zaman aralıklarıyla' aynı konuyla ilgili attığı tweetler, bu kapsamda değerlendirilmiştir. Mahkeme, bu eylemleri, birbirinden bağımsız ayrı suçlar olarak değil, tek bir hakaret fiilinin parçaları olarak görmüştür. Arada olayı bölecek, suç işleme kararını yenilemeyi gerektirecek bir 'fiili veya hukuki kesinti' (örneğin, sanığın yakalanması, başka bir olay yaşanması, üzerinden uzun bir zaman geçmesi) bulunmadığı için, eylemler doğal anlamda tek bir fiil olarak kabul edilmiştir. Bu durumda TCK m. 43 uygulanmaz. Mahkeme, eylemin bu yoğunluğunu ve tekrarını dikkate alarak, temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmelidir. Özetle, aralarında belirgin yer ve zaman farkı olan, ancak aynı suç kastıyla işlenen eylemler 'zincirleme suç' oluştururken; aralarında fiili ve hukuki bir kesinti bulunmayan, çok kısa aralıklarla tekrarlanan hareketler 'tek suç' olarak kabul edilmektedir.