İş hukukunda cezai şartın geçerliliği, TBK m. 420 gereği 'karşılıklılık' esasına dayanır. Ancak 'işçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışma koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şart' bu kuralın bir istisnası olarak kabul edilir. Bu istisnanın hukuki mantığı nedir? Neden bu tür bir cezai şart, tek taraflı olarak sadece işçi aleyhine düzenlenmiş olsa dahi geçerli sayılmaktadır? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin K.2021/6992 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda cezai şartın karşılığının ne olduğu kabul edilmektedir?
İşçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışma koşuluna bağlı cezai şartın, TBK m. 420'deki genel 'karşılıklılık' kuralının bir istisnası olarak kabul edilmesinin temel hukuki mantığı, bu tür bir düzenlemenin aslında tek taraflı olmadığı, zımni bir karşılığının bulunduğu varsayımıdır. Genel kuralda (örn. haksız fesih cezası), işçinin borcu (sözleşmeyi haksız feshetmeme) karşısında işverenin de simetrik bir borcu (sözleşmeyi haksız feshetmeme) olması ve her iki ihlale de denk bir yaptırım bağlanması beklenir. Eğitim gideri karşılığı cezai şartta ise durum farklıdır. Burada görünürde sadece işçinin bir borcu vardır: Belirlenen süre boyunca işyerinde çalışma borcu. Bu borcu ihlal etmesi halinde, eğitim masraflarını cezai şart olarak ödeyecektir. Ancak Yargıtay'ın K.2021/6992 sayılı kararında da ifade edildiği gibi, bu durum tek taraflı değildir. Çünkü işçinin bu borcu karşılığında işverenin de yerine getirdiği bir edim bulunmaktadır: İşçiye bir eğitim verme ve bu eğitimin maliyetini üstlenme. Yani; - İşverenin Edimi: İşçiye mesleki bir vasıf kazandıran, onun değerini artıran bir eğitim vermek ve bunun finansal yükünü karşılamak. - İşçinin Edimi: Bu eğitimin karşılığı olarak, işverenin bu yatırımdan makul bir süre faydalanabilmesi için belirli bir süre işyerinde çalışmayı taahhüt etmek. Cezai şartın karşılığı, işverenin yaptığı bu eğitim yatırımıdır. İşveren, yaptığı masrafın karşılığını, işçinin o süre boyunca işyerine sağlayacağı katma değerle almayı ummaktadır. İşçi, süresinden önce ayrılarak bu beklentiyi boşa çıkarırsa, işverenin katlandığı eğitim masrafını geri ödemesi hakkaniyetli bir çözüm olarak görülmektedir. Bu nedenle, işçiye verilen 'eğitim bedeli' kadar cezai şartın karşılığının bulunduğu kabul edilir ve bu tür hükümler, TBK m. 420'ye aykırı sayılmaz. Ancak bu cezai şartın da makul olması, eğitim masraflarının belgelenmesi ve fahiş olmaması gibi genel denetimlere tabi olduğu unutulmamalıdır.