5253 sayılı Dernekler Kanunu m. 32, kanunun yasakladığı amaçları gerçekleştirmek veya konusu suç teşkil eden fiillerde bulunmak amacıyla dernek kuran veya dernek tüzüğünde gösterilen amaç dışında faaliyet gösteren 'dernek yöneticileri' için hapis ve adli para cezası öngörmektedir. Bu cezai sorumluluğun niteliği nedir? Bir derneğin, görünüşte yasal olan amacı dışında, sistematik olarak üyelerini kanunlara uymamaya tahrik ettiği (TCK m. 217) bir durumda, sadece dernek yöneticileri mi sorumludur, yoksa bu faaliyetlere aktif olarak katılan veya bu yönde karar alan genel kurul delegeleri gibi diğer organ üyelerinin de cezai sorumluluğu doğabilir mi? TCK'nın iştirak hükümlerinin bu bağlamdaki rolünü tartışınız.
Dernekler Kanunu m. 32'de düzenlenen sorumluluk, dernek yöneticileri için öngörülmüş özel bir cezai sorumluluktur. Bu, yöneticilerin derneği kanuna uygun yönetme konusundaki özel yükümlülüklerinden kaynaklanır. Ancak bu özel hüküm, derneğin hukuka aykırı faaliyetlerine katılan diğer kişilerin genel ceza kanunları uyarınca sorumlu tutulmasına engel değildir. Sorumluluk şu şekilde katmanlara ayrılabilir: 1. Dernek Yöneticileri: Dernekler Kanunu m. 32 uyarınca, derneğin yasal amacı dışına çıkarak konusu suç teşkil eden faaliyetlere yönelmesinden doğrudan sorumludurlar. Bu, onların yönetim ve temsil yetkisinden doğan asli bir sorumluluktur. Ayrıca, eğer dernek faaliyetleri kapsamında TCK'daki bir suç (örneğin TCK m. 217 - kanunlara uymamaya tahrik) işleniyorsa, bu suçun faili veya azmettiricisi olarak da TCK'nın genel hükümlerine göre ayrıca sorumlu olurlar. 2. Diğer Organ Üyeleri ve Üyeler: Sadece dernek yöneticileri sorumlu değildir. Derneğin hukuka aykırı faaliyetlerine iştirak eden herkes, TCK'daki genel iştirak (şeriklik) hükümlerine (m. 37-41) göre sorumlu tutulabilir. a. Genel Kurul Delegeleri: Eğer genel kurul, derneğin kanuna aykırı bir faaliyette bulunması yönünde açık bir karar almışsa, bu yönde oy kullanan delegelerin, işlenen suça 'azmettiren' (TCK m. 38) veya eylemin niteliğine göre 'müşterek fail' (TCK m. 37) olarak sorumluluğu doğabilir. b. Aktif Üyeler: Derneğin organize ettiği kanuna aykırı eylemlere (örn. yasa dışı gösteri, kamu görevlisine direnme) bizzat katılan üyeler, işlenen suçun 'faili' olarak doğrudan sorumlu olurlar. c. Sosyal Medya Yöneticileri vb.: Derneğin sosyal medya hesaplarını yöneterek tahrik edici paylaşımlar yapan bir üye, eylemin niteliğine göre suçun faili veya yardım edeni (TCK m. 39) olabilir. Sonuç olarak, Dernekler Kanunu m. 32'deki özel sorumluluk, yöneticilerin idari ve cezai sorumluluğunu düzenlerken, derneğin tüzel kişiliği altında işlenen suçlara katılan her bireyin, katkısının niteliğine göre TCK'nın genel iştirak hükümleri çerçevesinde bireysel cezai sorumluluğu ayrıca devam eder.