Bir sözleşmede, borcun geç ifası halinde ödenecek cezai şart (gecikme cezası) kararlaştırılmıştır. Alacaklı, gecikmiş ifayı kabul ettikten bir süre sonra, hem sözleşmedeki gecikme cezasını hem de bu cezayı aşan fiili zararını (gecikme tazminatı) talep etmek için dava açmıştır. Ancak ifayı kabul ederken herhangi bir çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürmemiştir. Davalının, 'alacaklının ifayı çekincesiz kabul ederek cezai şart ve tazminat isteme hakkından feragat ettiği' yönündeki savunmasının hukuki geçerliliğini, TBK m. 179/2 ve m. 118 hükümleri açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. Çekincesiz kabul, her iki talep hakkını da aynı şekilde sona erdirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61398

Bu savunmanın hukuki geçerliliği, talep edilen alacağın 'cezai şart' mı yoksa 'gecikme tazminatı' mı olduğuna göre değişir. Her iki talep hakkı, çekincesiz kabulden aynı şekilde etkilenmez. 1. Cezai Şart (Gecikme Cezası) Açısından: TBK m. 179/2, ifaya eklenen cezai şartın talep edilebilmesi için alacaklının 'hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmaması' gerektiğini amirdir. Bu açık bir yasal şarttır. Dolayısıyla, alacaklı gecikmiş ifayı herhangi bir çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürmeden kabul etmişse, kural olarak sözleşmesel gecikme cezasını talep etme hakkını kaybeder. Davalının bu yöndeki savunması, cezai şart talebi açısından hukuken geçerlidir (HGK-K.2021/880). 2. Gecikme Tazminatı (Aşan Zarar) Açısından: Gecikme tazminatı ise, sözleşmedeki cezai şarttan bağımsız, doğrudan doğruya borçlunun temerrüdü olgusundan doğan kanuni bir haktır (TBK m. 118). Bu hakkın kullanılması, TBK m. 179/2'deki gibi bir ihtirazi kayıt şartına bağlanmamıştır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, alacaklı, gecikmiş ifayı çekincesiz kabul etse dahi, bu durum onun fiili gecikme zararını talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Çünkü temerrüt olgusu ve bunun sonuçları, ifanın kabulüyle ortadan kalkmaz. Davalının bu yöndeki savunması, gecikme tazminatı talebi açısından hukuken geçerli değildir. Sonuç: Alacaklı, ihtirazi kayıt ileri sürmediği için sözleşmesel 'gecikme cezasını' talep edemez. Ancak, eğer gecikme nedeniyle uğradığı fiili zararın (kâr kaybı, başka bir yerden daha pahalıya mal temin etme vb.) varlığını ve miktarını ispat edebiliyorsa, bu 'gecikme tazminatını' (TBK m. 118) talep etme hakkı devam eder. Davalı, bu zarardan kurtulmak için temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat etmek zorundadır.