Bir memur hakkında, aynı fiil nedeniyle hem ceza davası açılmış hem de disiplin soruşturması başlatılmıştır. Disiplin kurulu, ceza davasının sonucunu beklemeden karar vermek istemektedir. Ancak, memurun disiplin suçunu işlediğine dair tek delil, ceza soruşturması dosyasında yer alan ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen bir ses kaydıdır. Bu durumda disiplin kurulu, bu ses kaydını delil olarak kullanabilir mi? Anayasa m. 38/6'daki 'hukuka aykırı delil yasağı'nın disiplin hukuku açısından geçerliliğini ve 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi ile olan ilişkisini tartışınız.
Bu durum, disiplin hukukunun ceza hukukundan bağımsızlığı ilkesinin sınırlarını ve temel hakların her iki alandaki geçerliliğini test eden kritik bir sorudur. Kural olarak, Anayasa m. 38/6'da yer alan 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez' hükmü, öncelikle ceza yargılaması için öngörülmüş bir güvencedir. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, temel hak ve özgürlükleri (özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti vb.) ihlal ederek elde edilen bir delil, sadece ceza yargılamasında değil, idari ve disiplin yargılamaları da dahil olmak üzere hukukun hiçbir alanında kişinin aleyhine delil olarak kullanılamaz. Bu, 'hukuk devleti' ilkesinin bir gereğidir. Disiplin hukukunda geçerli olan 'delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi, disiplin kurulunun kanunda sayılan delillerle bağlı olmadığı, kanaat oluşturmaya elverişli her türlü bulguyu değerlendirebileceği anlamına gelir. Ancak bu serbesti, 'mutlak' değildir. Bu ilke, hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerin değerlendirilmesindeki serbestiyi ifade eder; hukuka aykırı delillerin kullanılmasını meşru kılmaz. Somut olayda, disiplin kurulunun elindeki tek delil, hukuka aykırı olduğu iddia edilen bir ses kaydıdır. Disiplin kurulu, bu delilin hukuka aykırılığını kendisi değerlendirmelidir. Eğer ses kaydının, örneğin gizlice, rıza dışı veya bir tuzak sonucu elde edildiği kanaatine varırsa, Anayasa m. 38/6'ya ve temel haklara aykırılık nedeniyle bu delili kullanamaz. Bu delili yok saydığında, geriye memurun disiplin suçunu işlediğine dair başka bir delil kalmıyorsa, memur hakkında 'delil yetersizliğinden' ceza verilmemesi yönünde bir karar vermesi gerekir. Hukuka aykırı delile dayanarak verilecek bir disiplin cezası, idari yargıda iptal edilecektir.