Bir sözleşmede cezai şart, hem borcun hiç ifa edilmemesi hem de gereği gibi ifa edilmemesi (örneğin ayıplı ifa) halleri için kararlaştırılmıştır. Borçlu, borcunu ifa etmiş ancak ayıplı ifa etmiştir. Bu durumda alacaklının, TBK m. 179'da düzenlenen seçimlik cezai şart ve ifaya ekli cezai şart kurumları çerçevesindeki hakları nelerdir? Alacaklı, hem ayıbın giderilmesini (veya bedelden indirim yapılmasını) hem de cezai şartı talep edebilir mi? Bu durumun ifaya ekli cezai şarttan farkı nedir?
Bu durum, TBK m. 179/1'de düzenlenen 'seçimlik cezai şart' kapsamına girer. Çünkü 'gereği gibi ifa etmeme' hali, ayıplı ifayı da içerir. Bu durumda alacaklının temel hakları şunlardır: 1. Aynen İfa veya Ceza Seçeneği: Alacaklı, TBK m. 179/1 uyarınca bir seçim yapmak zorundadır. Ya ayıplı ifayı kabul etmeyip, borcun gereği gibi (ayıpsız olarak) ifasını talep eder ya da ifadan tamamen vazgeçerek sadece kararlaştırılan cezai şartın ödenmesini ister. 2. Hem Ayıbın Giderilmesi Hem Ceza Talep Edilebilir mi? Kural olarak, seçimlik cezai şartta hem ifa hem ceza istenemez. Ancak, ayıplı ifa durumunda Borçlar Kanunu'nun ayıba karşı tekeffül hükümleri (örn. satım sözleşmesinde TBK m. 227) alıcıya özel seçimlik haklar tanır. Bu haklar; sözleşmeden dönme, bedelde indirim isteme, ücretsiz onarım isteme ve misliyle değiştirme istemedir. Alacaklı, ayıplı malı elinde tutarak 'ücretsiz onarım' veya 'bedelden indirim' gibi ifaya yönelik bir talepte bulunursa, bu aynen ifayı talep etme iradesini gösterir. Bu durumda, ifadan vazgeçmediği için ayrıca cezai şartı talep edemez. Ancak, taraflar sözleşmede 'ayıplı ifa halinde, alacaklının ayıba ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayrıca cezai şart da talep edebileceğini' açıkça kararlaştırmışlarsa, bu durumda cezai şart 'ifaya eklenen cezai şart' niteliği kazanır ve alacaklı hem ayıbın giderilmesini hem de cezayı talep edebilir. Bu durumun klasik ifaya ekli cezai şarttan (TBK m. 179/2) farkı şudur: TBK m. 179/2'deki ifaya ekli ceza, kanunen özellikle borcun 'zamanında veya belirlenen yerde' ifa edilmemesi, yani 'gecikme' halleri için öngörülmüştür. Ayıplı ifa gibi diğer 'gereği gibi ifa etmeme' hallerinde cezanın ifaya ekli olabilmesi için, bunun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Aksi halde, kanuni karine seçimlik cezai şart olduğu yönündedir.