Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/4964 K. sayılı kararında, sanığın '...bu devleti sülük misali emenler paralelciler dediğiniz insanlar değil paralı ellermiş...' şeklindeki paylaşımının Cumhurbaşkanına yönelik olmadığı kabul edilmiştir. Bu kararı, TCK m. 299'un uygulanabilmesi için aranan 'matufiyet' (kastın yöneldiği kişi) unsurunun kesinliği açısından değerlendiriniz. Bir ifadenin Cumhurbaşkanını hedef aldığının kabul edilebilmesi için, isminin veya unvanının açıkça zikredilmesi şart mıdır? Hangi durumlarda ima veya dolaylı ifadeler, matufiyet unsurunun gerçekleştiği şeklinde yorumlanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61391

TCK m. 299'da düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşabilmesi için en temel unsurlardan biri 'matufiyet'tir. Yani, hakaret içeren ifadenin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, doğrudan doğruya Cumhurbaşkanını hedef alması gerekir. Yargıtay 16. CD'nin 2017/4964 K. sayılı kararındaki yaklaşım, bu ilkenin katı bir şekilde uygulanmasını göstermektedir. Sanığın paylaşımı, genel bir siyasi eleştiri içermekte ve 'paralelciler' ile 'paralı eller' gibi soyut ve genel gruplara atıf yapmaktadır. Bu ifadeden, doğrudan Cumhurbaşkanının kastedildiğine dair açık ve kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değildir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, ifadenin kime yönelik olduğu belirsizse, suçun unsurları oluşmamış sayılır. Cumhurbaşkanının isminin veya unvanının açıkça zikredilmesi şart değildir. Ancak, ima veya dolaylı ifadelerin Cumhurbaşkanını hedef aldığının kabul edilebilmesi için, ifadenin kullanıldığı bağlamın, zamanın ve içeriğin, ortalama bir okuyucu veya dinleyici için, ifadenin başka bir kişiye yönelik olamayacağı kadar açık ve net bir şekilde Cumhurbaşkanını işaret etmesi gerekir. Örneğin: - O dönemde kamuoyunda sadece Cumhurbaşkanı ile özdeşleşmiş bir olay, politika veya söze atıf yapılması. - Cumhurbaşkanının sıkça kullandığı bir lakap veya tabirin kullanılması. - Paylaşılan bir fotoğraf veya videonun, metinle birlikte değerlendirildiğinde başka bir anlam çıkarılamayacak şekilde Cumhurbaşkanını göstermesi. Eğer ifade, genel olarak 'iktidar', 'hükümet', 'yöneticiler' gibi geniş ve belirsiz kavramlara yönelikse veya birden fazla kişiyi kapsayabilecek nitelikteyse, matufiyet unsuru gerçekleşmemiş sayılır.