Bir memurun, göreviyle ilgili olmayan ancak memuriyet sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte bir fiil (örneğin, kamuya açık alanda alkollü bir şekilde toplumun huzurunu bozmak) işlediği varsayılmaktadır. Bu fiil, TCK kapsamında bir suç oluşturmasa dahi, memur hakkında disiplin soruşturması açılabilir mi? DMK m. 124 ve m. 125'teki 'Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak' veya 'Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' gibi genel disiplin suçlarının kapsamını, ceza hukuku ile disiplin hukukunun bağımsızlığı ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz.
Evet, kesinlikle açılabilir. DMK m. 131'de vücut bulan ceza hukuku ile disiplin hukukunun bağımsızlığı ilkesi gereğince, bir fiilin disiplin cezasına konu olabilmesi için o fiilin aynı zamanda TCK'da bir suç olarak tanımlanmış olması şart değildir. DMK m. 124, disiplin cezalarının amacını 'kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak' olarak belirlemiş ve m. 125'te sayılan disiplin suçları, sadece görevle ilgili fiilleri değil, aynı zamanda görevin dışında işlenen ancak memuriyetin gerektirdiği itibar ve güveni sarsan fiilleri de kapsamaktadır. DMK m. 125/C-l'de düzenlenen 'Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' (kınama cezası) veya m. 125/B-d'deki 'Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' (uyarma cezası) gibi hükümler, tam da bu tür durumlar için öngörülmüştür. Somut örnekteki memurun fiili, TCK'da bir suç (örn. sarhoşluk) olarak tanımlanmamış olabilir. Ancak, bir devlet memurunun kamusal alanda, memuriyet vakarına yakışmayacak şekilde toplumun huzurunu bozması, devlet memurluğuna yönelik genel saygınlığı ve vatandaşın devlete olan güvenini zedeleyici bir eylem olarak kabul edilebilir. Disiplin amiri veya kurulu, bu eylemin niteliğini, işlendiği yeri, zamanı ve toplum üzerindeki etkisini değerlendirerek, bunun 'memuriyetin itibar ve güven duygusunu sarsıcı' bir davranış olduğuna kanaat getirirse, TCK'da bir suç karşılığı olmasa bile, memur hakkında uyarma veya kınama gibi bir disiplin cezası uygulayabilir. Bu durum, iki hukuk disiplininin farklı amaçlara hizmet ettiğinin ve farklı davranış normlarını koruduğunun tipik bir örneğidir.