Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/4276 K. sayılı kararındaki gibi, eşe karşı basit cinsel saldırının suç olmadığı yönündeki bir yorumun kabulü halinde, mağdur eşin TCK m. 232'de düzenlenen 'kötü muamele' suçuna dayanarak korunup korunamayacağını, bu iki suçun maddi unsurları ve koruduğu hukuki değerler arasındaki farkları analiz ederek tartışınız. Basit cinsel saldırı fiili, 'merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak' bir muamele olarak nitelendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61388

Eşe karşı basit cinsel saldırının suç olmadığı varsayımı altında, mağdurun TCK m. 232'deki 'kötü muamele' suçu kapsamında korunması oldukça zordur ve hukuken isabetli bir çözüm değildir. Bunun temel nedenleri, iki suçun unsurları ve korudukları hukuki değerlerin farklı olmasıdır: 1. Korunan Hukuki Değer: TCK m. 102'deki cinsel saldırı suçu, doğrudan doğruya 'cinsel dokunulmazlığı' ve 'kişinin bedeni üzerindeki cinsel özerkliği'ni korur. TCK m. 232'deki kötü muamele suçu ise, aynı konutta birlikte yaşayan kişiye karşı, aile hukukundan doğan koruma ve gözetim yükümlülüğünün ihlal edilmesini ve kişinin 'insan onuruyla bağdaşmayan' muamelelere maruz bırakılmasını cezalandırır. Cinsel saldırı özel ve spesifik bir hakkı korurken, kötü muamele daha genel bir koruma sağlar. 2. Maddi Unsur: Basit cinsel saldırının maddi unsuru, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olarak vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel içerikli davranışlardır. Kötü muamele suçunun maddi unsuru ise, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek' gibi eziyet verici, sistematik ve süreklilik arz eden davranışlardır. Rızası hilafına eşini öpmek veya ona cinsel içerikli dokunmak gibi münferit bir cinsel saldırı eylemi, tek başına ve doğrudan doğruya TCK m. 232'nin aradığı 'sistematik ve eziyet verici kötü muamele' tanımına uymaz. Bir cinsel saldırı fiili, ahlaken 'merhamet ve şefkatle bağdaşmayacak' bir eylem olsa da, hukuken TCK m. 232'nin aradığı özel nitelikteki hareket unsurunu oluşturmaz. Bu nedenle, cinsel saldırı suçunu kapsam dışına itip, mağduru daha genel ve somut olaya uymayan 'kötü muamele' suçuna yönlendirmek, mağdurun cinsel dokunulmazlığını korumasız bırakmak anlamına gelir ve hukuki bir çözüm değildir.