Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/4276 E., 2014/1689 K. sayılı kararının gerekçesi, 'basit cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesinin suç olarak düzenlenmediği' varsayımına dayanmaktadır. Bu varsayımın, Anayasa m. 10 'Kanun önünde eşitlik' ilkesi açısından bir ihlal oluşturup oluşturmadığını tartışınız. Evlilik birliğinin varlığının, bireyin cinsel dokunulmazlığına (Anayasa m. 17) yönelik bir eylemi, mağdurun rızası hilafına gerçekleşmiş olsa dahi, ceza hukuku kapsamı dışına çıkarması Anayasa'ya uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61380

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin ilgili kararındaki varsayım, Anayasa m. 10'da güvence altına alınan 'kanun önünde eşitlik' ilkesine açıkça aykırılık teşkil etme potansiyeli taşır. Eşitlik ilkesi, benzer hukuki durumda olan kişilere kanunların aynı şekilde uygulanmasını gerektirir. TCK m. 102/1'de düzenlenen basit cinsel saldırı suçu açısından, rızası dışında cinsel bir davranışa maruz kalan bir bireyin hukuki durumu, medeni halinden (evli veya bekar) bağımsız olarak aynıdır. Korunan hukuki değer, kişinin cinsel dokunulmazlığıdır. Yargıtay'ın yorumu, rızası dışında cinsel saldırıya uğrayan iki mağdur arasında, sadece birinin faille evli olması nedeniyle ayrımcılık yaratmaktadır. Evli olmayan mağdur devletin cezai korumasından yararlanırken, evli olan mağdur bu korumanın dışında bırakılmaktadır. Bu, cinsiyet veya medeni durum temelli bir ayrımcılıktır ve Anayasa m. 10'a aykırıdır. Ayrıca, bu yorum Anayasa m. 17'de güvence altına alınan 'kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı' hakkının özünü de zedeler. Evlilik birliği, bir özel hukuk sözleşmesidir ve bireylerin temel hak ve hürriyetlerinden, özellikle de vücut bütünlükleri üzerindeki mutlak tasarruf haklarından feragat ettikleri anlamına gelmez. Bir kişinin evli olması, eşinin onun bedeni üzerinde rızası hilafına cinsel eylemlerde bulunmasını meşru kılmaz. Anayasa m. 13 uyarınca temel hak ve hürriyetler ancak kanunla ve Anayasa'nın ruhuna uygun olarak sınırlanabilir. TCK'da, evliliğin basit cinsel saldırı suçunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeni veya cezasızlık sebebi olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Yargıtay'ın kanunda olmayan bir istisna yaratarak evli bireyleri cinsel saldırıya karşı korumasız bırakması, hem eşitlik ilkesine hem de kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkına aykırıdır.