Bir derneğin tüzüğü ve kuruluş amacı hukuka uygun olmakla birlikte, fiili faaliyetlerinin 5199 sayılı Kanun'un uygulanmasına engel olmaya, kamu görevlilerine karşı sistematik olarak suç işlemeye tahrik etmeye veya kanuna aykırı eylemleri teşvik etmeye dönüştüğü iddia edilmektedir. Bu durumda, derneğin hukuki akıbeti ne olur? Türk Medeni Kanunu m. 56, Dernekler Kanunu m. 30 ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/13926 K. sayılı kararı ışığında, bir derneğin feshedilebilmesi için 'suç kaynağı haline gelme' kriterinin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61379

Bir derneğin tüzüğü hukuka uygun olsa dahi, fiili faaliyetlerinin hukuka ve ahlaka aykırı bir nitelik kazanması halinde feshi mümkündür. TMK m. 56/2, 'Amacı hukuka veya ahlaka aykırı olan dernekler hakkında, Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkemece fesih kararı verilir' hükmünü amirdir. Bu hüküm, sadece kuruluş amacını değil, sonradan dönüşen fiili amacı ve faaliyetleri de kapsar. Dernekler Kanunu m. 30 da derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaç dışında faaliyet gösteremeyeceğini belirtir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/15474 E., 2017/13926 K. sayılı kararında, bir derneğin feshedilebilmesi için 'o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen ve birden çok eylemin varlığının saptanması' gerektiği vurgulanmıştır. Bu kritere göre değerlendirme şu şekilde yapılır: 1. Faaliyetin Niteliği: Derneğin faaliyetlerinin, görünürdeki hayvan koruma amacı dışında, 5199 sayılı Kanun'un uygulanmasını engellemeye, kanuna aykırı eylemlerde bulunmaya (örneğin, belediye görevlilerinin yasal görevlerini yapmasını engelleme) veya bu tür eylemleri işlemeye başkalarını sistematik olarak tahrik etmeye (TCK m. 214, 217) yönelik olması gerekir. 2. Süreklilik ve Yoğunluk: Bu tür hukuka aykırı faaliyetlerin münferit, tek bir olaydan ibaret olmaması, derneğin genel bir politikası haline gelmiş, 'süregelen ve birden çok' eylemle kendini göstermesi gerekir. Yargıtay'ın belirttiği gibi, ancak bu takdirde 'dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp dernek adı altında suç işlemeye yasal zemin hazırlamak olduğundan' söz edilebilir. 3. İspat: Bu durumun, savcılık veya ilgili tarafından açılacak fesih davasında somut delillerle (sosyal medya paylaşımları, eylem çağrıları, dernek yöneticileri hakkında açılmış ceza davaları vb.) ispatlanması gerekir. Bu koşullar sağlandığında, mahkeme derneğin tüzüğünün hukuka uygunluğuna bakmaksızın, fiili amacının ve faaliyetlerinin hukuka aykırı hale geldiği gerekçesiyle feshine karar verebilir. Ayrıca, bu fiilleri işleyen dernek yöneticileri ve üyelerinin bireysel cezai sorumlulukları da (TCK m. 214, 217, 125 vb.) saklıdır.