Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/987 K. sayılı kararında, görevi sona ermiş (emekli) bir Cumhurbaşkanına, göreviyle ilgili olsa dahi edilen hakaretin neden TCK m. 299 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bunun yerine TCK m. 125'in hangi fıkrasının uygulanabileceğini ve bu durumda suçun takibinin hangi koşula bağlı olduğunu açıklayınız. Cumhurbaşkanlığı sıfatının ne zaman başlayıp ne zaman sona erdiğinin bu suçun oluşumundaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61374

TCK m. 299'da düzenlenen suçun oluşabilmesi için temel şart, hakaret eyleminin 'görevde olan' Cumhurbaşkanına yönelik olmasıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (CGK 02.04.1990 tarih 84/106 sy karar), Cumhurbaşkanlığı sıfatı seçimle değil, Anayasa uyarınca ant içmekle başlar ve görev süresinin dolması, istifa veya başka bir nedenle görevin sona ermesiyle biter. Yargıtay 18. CD'nin 2017/987 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra, kişiye göreviyle ilgili bir konuda dahi hakaret edilse, artık TCK m. 299 uygulanamaz. Çünkü bu suçun koruduğu özel hukuki değer olan 'devlet başkanlığı makamının saygınlığı', artık o kişi tarafından temsil edilmemektedir. Bu durumda eylem, genel hakaret suçu olan TCK m. 125 kapsamında değerlendirilir. Eğer hakaret, kişinin geçmişteki kamu görevi nedeniyle yapılıyorsa (örneğin 'Cumhurbaşkanlığı döneminde şu hatayı yaptı' gibi bir bağlamda), bu eylem TCK m. 125/3-a'da düzenlenen 'Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı' işlenen nitelikli hakaret suçunu oluşturur. Bu suçun takibi şikayete bağlı değildir, re'sen soruşturulur. Eğer hakaretin, kişinin geçmişteki göreviyle bir ilgisi yoksa ve tamamen kişisel bir nedene dayanıyorsa, bu durumda TCK m. 125/1'deki temel hakaret suçu oluşur ve bu suçun takibi, TCK m. 131/1 uyarınca mağdurun 'şikayetine' bağlıdır. Somut kararda Yargıtay, mağdurun suç tarihinde kamu görevlisi olmadığını belirterek eylemin şikayete bağlı TCK m. 125/1'i oluşturabileceğini ve mağdurun beyanının alınması gerektiğini ifade etmiştir. Bu, eylemin görevle bağlantısının kurulamadığı duruma işaret eder.