Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar bağlamında, bir kişinin kendi rızasıyla herkese açık olarak paylaştığı bir fotoğrafının, bir başkası tarafından rıza dışı alınıp kendi hesabında yayımlanması hangi suçu oluşturur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/6589 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin 'fotoğrafın zaten herkese açık olması nedeniyle suç oluşmayacağı' yönündeki beraat kararını neden bozmuştur? Bu kararın, kişisel verilerin korunması hakkının (TCK m. 136) kapsamını belirlemedeki önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61373

Bu eylem, TCK m. 136'da düzenlenen 'Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/6589 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin beraat kararını bozmasının temel nedeni, kişisel verilerin korunması hakkının yorumlanmasındaki bir hatadır. Bir kişinin, kendisine ait bir kişisel veriyi (örneğin fotoğrafını) kendi sosyal medya hesabında 'herkese açık' olarak yayımlaması, bu verinin başkaları tarafından da alınıp, kopyalanıp, farklı bir mecrada yayılmasına rıza gösterdiği anlamına gelmez. Kişinin kendi verisi üzerindeki kontrol hakkı devam eder. Verinin 'aleni' olması, onun 'kişisel veri' olma niteliğini ortadan kaldırmaz. TCK m. 136'daki suçun oluşması için, verinin gizli olması şart değildir. Önemli olan, verinin sahibinin rızası olmaksızın, hukuka aykırı bir şekilde 'verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesidir'. Yargıtay'ın bu kararı, kişisel verilerin korunması hakkının kapsamını önemli ölçüde netleştirmektedir. Bu karara göre; - Bir verinin kişisel veri sahibi tarafından alenileştirilmesi, üçüncü kişilere o veriyi kullanma veya yayma hakkı vermez. - Herkesin erişimine açık bir platformda bulunan bir fotoğraf veya bilgi dahi olsa, bunu alıp başka bir yerde yayımlamak için veri sahibinin rızası gereklidir. - Rıza olmaksızın yapılan her türlü yayma eylemi, TCK m. 136'daki suçu oluşturur. Bu karar, dijital çağda kişisel verilerin kontrolünün sadece veri sahibinde olduğunu ve 'herkese açık' olmanın, 'serbestçe kullanılabilir' anlamına gelmediğini güçlü bir şekilde vurgulamaktadır.