İş hukukunda eğitim gideri karşılığı kararlaştırılan cezai şartın geçerliliği ve indirimi Yargıtay kararlarında özel olarak ele alınmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin K.2021/6992 sayılı kararında, bu tür bir cezai şarttan indirim yapılırken 'sadece süre oranlamasına göre indirim yapılmasının yeterli olmadığı' belirtilmiştir. Bu ifade ne anlama gelmektedir? Eğitim gideri karşılığı cezai şartın fahiş olup olmadığının değerlendirilmesinde, çalışılan/çalışılmayan süre oranlamasının yanı sıra, mahkemenin TBK m. 182 uyarınca dikkate alması gereken diğer objektif ve sübjektif kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61369

Yargıtay 9. HD'nin K.2021/6992 sayılı kararındaki 'sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir' ifadesi, eğitim gideri karşılığı cezai şartın indiriminde iki aşamalı bir denetim yapılması gerektiğini vurgular. 1. Oransal İndirim: İlk aşamada, işçinin iş sözleşmesinde taahhüt ettiği çalışma süresine karşılık fiilen çalıştığı süre dikkate alınarak mekanik bir orantı kurulur. Örneğin, 3 yıl çalışma taahhüdüne karşılık 1 yıl çalışan işçi için, başlangıçtaki eğitim gideri borcunun üçte ikisi talep edilebilir hale gelir. Bu, cezai şartın 'hakkaniyete uygun' hale getirilmesi için yapılan ilk adımdır. 2. Fahiş Olma Denetimi (TBK m. 182): Yargıtay'ın vurguladığı nokta, oransal indirim yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktarın dahi 'fahiş' olabileceğidir. Bu nedenle mahkeme, oranlama sonucu bulduğu miktar üzerinden ayrıca TBK m. 182'deki genel indirim yetkisini kullanmalıdır. Bu ikinci aşamadaki denetimde dikkate alınacak diğer kriterler şunlardır: a) Davacının (İşverenin) Uğradığı Zarar: İşçinin erken ayrılması işverene gerçekten ne kadar zarar vermiştir? (Yeni işçi bulma maliyeti, verim kaybı vb.) b) Borçlunun (İşçinin) Kusur Derecesi: İşçi keyfi olarak mı ayrılmıştır, yoksa işverenin tutumu gibi haklıya yakın nedenleri var mıdır? c) Tarafların Ekonomik Durumu: Özellikle işçinin ekonomik durumu, talep edilen cezanın onun 'iktisaden mahvına' sebep olup olmayacağı değerlendirilmelidir. d) Eğitimin Niteliği ve Maliyeti: Verilen eğitimin gerçekten işçiye özel bir vasıf katıp katmadığı, işverenin yaptığı masrafların belgelendirilip belgelendirilmediği ve bu masrafların makul olup olmadığı. e) Sözleşmenin Bütünü ve Hakkaniyet: Cezai şartın sözleşmenin genel dengesi içindeki yeri ve talep edilen miktarın genel hakkaniyet kurallarına uygunluğu. Dolayısıyla, mahkeme önce oranlama yapmalı, sonra bu oranlanmış miktar üzerinden dahi fahiş olup olmadığını bu ek kriterlere göre değerlendirerek nihai bir indirim yapmalıdır.