HMK m. 305 ve m. 306'ya göre, tavzih yoluyla hükümde unutulmuş bir talep hakkında karar verilmesi mümkün değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2021/3547 E. sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Bir davada, davacı birden fazla taşınmazın tescilini talep etmiş, ancak mahkeme karar verirken bu taşınmazlardan biri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurmayı unutmuştur. Karar bu şekilde kesinleşmiştir. Davacının, bu eksikliği gidermek için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? Tavzih neden uygun bir yol değildir? Bu durumda davacının 'hükmün tamamlanması' (HMK m. 305/A) kurumundan yararlanma imkanı var mıdır, yoksa yeni bir dava mı açması gerekir? Hükmün tamamlanması ile tavzih arasındaki temel farkı açıklayınız.
Hükümde unutulan bir talep hakkında karar verilmesi, Yargıtay 8. HD'nin 2021/3547 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, HMK m. 305'te düzenlenen 'tavzih' yoluyla giderilemez. Çünkü tavzih, mevcut hüküm fıkrasının müphem veya çelişkili kısımlarını açıklığa kavuşturma amacı güder; hükme yeni bir unsur eklemez, onu değiştirmez, genişletmez veya daraltmaz. Hükümde bir taşınmaz hakkında hiç karar verilmemiş olması, bir açıklama veya yorum sorunu değil, bir eksikliktir. Bu eksiklik karşısında davacının başvurabileceği yollar şunlardır: 1. Hükmün Tamamlanması (HMK m. 305/A): Bu kurum, tam da bu tür durumlar için öngörülmüştür. HMK m. 305/A'ya göre, taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, dava dilekçesinde veya karşı davada ileri sürülmüş olmasına rağmen hakkında karar verilmeyen talepler için, hükmün tamamlanmasını isteyebilir. Bu yol, kararın kesinleşmesinden önce başvurulması gereken bir yoldur. Eğer davacı bu bir aylık süre içinde başvurursa, mahkeme ek bir kararla unuttuğu talep hakkında karar verir. 2. Yeni Dava Açma: Eğer karar kesinleşmişse ve bir aylık 'hükmün tamamlanması' süresi de geçmişse, davacı artık bu yola başvuramaz. Hakkında hüküm kurulmayan talep, derdestlik veya kesin hüküm itirazına konu olmayacağından, davacı unutturulan taşınmazla ilgili olarak yeni bir dava açma hakkına sahiptir. Tavzih ile Hükmün Tamamlanması Arasındaki Fark: Temel fark amaç ve kapsamdadır. Tavzih, mevcut bir hüküm fıkrasını 'yorumlamayı' ve anlaşılır kılmayı amaçlar; hükme yeni bir unsur eklemez. Hükmün tamamlanması ise, hakkında hiç karar verilmemiş, yani 'unutulmuş' bir talebi karara bağlayarak hükmü 'tamamlamayı' amaçlar; yani hükme yeni bir unsur ekler. Somut olayda karar kesinleştiği için davacı hükmün tamamlanması yoluna başvuramayacak, yeni bir dava açmak zorunda kalacaktır.