Anayasa Mahkemesi, Ford Otomotiv kararında, işyerinde yapılan 'yerinde inceleme' işleminin, 'konut dokunulmazlığı' (Anayasa m. 21) hakkına bir müdahale teşkil ettiğini kabul etmiştir. Şirket ofisleri, fabrika gibi yerlerin, klasik anlamda bir 'konut' olmamasına rağmen, Anayasa m. 21'in koruma alanı içine dahil edilmesinin hukuki temelini, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin özerk yorum yetkisi ve 'konut' kavramına yüklediği anlam çerçevesinde açıklayınız. Bu geniş yorumun amacı nedir?
Şirket ofisleri gibi işyerlerinin Anayasa m. 21'deki 'konut dokunulmazlığı' kapsamına alınmasının hukuki temeli, Anayasa Mahkemesi'nin ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM), Sözleşme'deki ve Anayasa'daki kavramları 'özerk yorum' ilkesi çerçevesinde ele almasıdır. Özerk yorum, bir kavramın ulusal hukuktaki dar veya teknik anlamıyla sınırlı kalmayıp, güvence altına alınan hakkın amacına ve ruhuna uygun, daha geniş bir anlamda yorumlanmasıdır. İHAM, AİHS m. 8'deki 'konut' (home/domicile) kavramını, bireyin sadece özel yaşamını sürdürdüğü meskeniyle sınırlı tutmamıştır. Mahkeme, bireyin mesleki faaliyetlerini yürüttüğü, özel yaşamının ve yazışmalarının bir parçasının bulunduğu işyerlerini, avukatlık bürolarını ve şirket merkezlerini de 'konut' kavramı içine dahil etmiştir (Ör: Société Colas Est ve diğerleri/Fransa kararı). Bu geniş yorumun amacı, devletin keyfi müdahalelerine karşı bireyin (ve tüzel kişilerin) özel alanını daha etkin bir şekilde korumaktır. Çünkü günümüz dünyasında bir kişinin özel yaşamı, sırları, yazışmaları ve faaliyetleri sadece evinde değil, aynı zamanda işyerindeki bilgisayarında, dosyalarında ve ofisinde de bulunmaktadır. Eğer 'konut' kavramı sadece 'ev' olarak dar yorumlansaydı, devletin işyerlerine keyfi bir şekilde girip arama yapmasının önünde anayasal bir engel kalmayacak ve özel hayatın gizliliği hakkı anlamsızlaşacaktı. AYM de Ford Otomotiv kararında bu yaklaşımı benimseyerek, 'yerinde incelemenin teşebbüsün yönetim işlerini yürüttüğü merkez, şube ve tesislerinde yapılan bir faaliyet olduğunu, bu yerlerin herkesin serbestçe girebildiği aleni alanlardan olmadığını' belirterek (§ 54-57), bu alanları Anayasa m. 21'in koruması altına almıştır.