Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/28 K. sayılı kararında, Cumhurbaşkanına 'hain' denilmesi, 'yapıldığı iddia olunan anlaşmalardan hareketle Cumhurbaşkanının şahsına değil eylemlerine ilişkin eleştiride bulunduğu' gerekçesiyle TCK m. 299 kapsamında suç sayılmamıştır. Bu kararı, siyasi eleştirinin sınırları ve 'matufiyet' (isnat ve kastın yöneldiği kişi/konu) ilkesi açısından değerlendiriniz. Bir ifadenin Cumhurbaşkanının şahsına mı yoksa icraatlarına mı yönelik olduğunun ayrımında hangi objektif kriterler kullanılabilir? Bu ayrım, ifade özgürlüğünün korunmasında nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61362

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu kararı, Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilerde 'matufiyet' unsurunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Matufiyet, hakaret içeren ifadenin kime veya neye yönelik olduğunun açıkça anlaşılmasıdır. TCK m. 299'un ihlali için ifadenin doğrudan Cumhurbaşkanının şahsını, onur ve saygınlığını hedef alması gerekir. YCGK'nın kararındaki temel mantık şudur: 'Hain' kelimesi tek başına ağır bir ifade olsa da, somut olayın bağlamında, belirli siyasi eylemlere (anlaşmalara) yönelik bir eleştiri olarak kullanılmıştır. Burada ifade, Cumhurbaşkanının kişisel niteliklerine değil, siyasi bir figür olarak gerçekleştirdiği iddia edilen icraatlarına yöneliktir. Bu ayrımda kullanılabilecek objektif kriterler şunlardır: 1) İfadenin Bağlamı: Söz, hangi olaya veya tartışmaya istinaden söylenmiştir? Somut bir politika, karar veya eylemle ilişkili midir? 2) İfadenin Bütünselliği: Hakaret olarak nitelenen kelime, cümlenin veya metnin genelinden koparılarak mı değerlendiriliyor, yoksa bir argümanın parçası olarak mı kullanılıyor? 3) Kamu Yararı ve Güncellik: İfade, kamuyu ilgilendiren güncel bir tartışmaya katkı sunma amacı taşıyor mu? Bu ayrım, ifade özgürlüğünün korunmasında hayati bir rol oynar. Zira demokratik bir devlette, hükümet politikalarının ve kamu görevlilerinin icraatlarının sert bir şekilde eleştirilebilmesi esastır. Eğer icraata yönelik her sert eleştiri, o icraatı yapan kişinin şahsına yönelik bir hakaret olarak kabul edilirse, siyasi tartışma ve kamu denetimi imkansız hale gelir. Yargıtay, bu kararıyla, ifadenin hedefinin 'şahıs' mı yoksa 'eylem' mi olduğunu ayırt ederek, ifade özgürlüğüne daha geniş bir alan tanıma eğilimi göstermiştir.