İHAM'ın Van Der Mussele/Belçika kararında, stajyer avukatın 'zorunlu müdafi' olarak ücretsiz görevlendirilmesi, İHAS m. 4/2'de yasaklanan 'zorla veya zorunlu çalıştırma' kapsamında görülmemiştir. Mahkeme bu sonuca ulaşırken hangi kriterleri kullanmıştır? Özellikle, başvurucunun avukatlık mesleğine girerken bu yükümlülüğü baştan kabul etmiş olmasının (rızasının varlığı), yapılan işin niteliğinin (sosyal dayanışma), ve yüklenen külfetin ağırlığının (orantılılık) bu değerlendirmedeki rolünü analiz ediniz. Mahkemenin, bu hizmetin 'olağan yurttaşlık yükümlülüğü' (m. 4/3-d) olarak geniş yorumlanamayacağı yönündeki tespiti ne anlama gelmektedir?
İHAM, Van Der Mussele/Belçika kararında, bir hizmetin İHAS m. 4/2 anlamında 'zorla veya zorunlu çalıştırma' olup olmadığını değerlendirirken birden fazla kriteri birlikte ele almıştır. Mahkeme, başvurucunun stajyer avukat olarak baroya kaydolurken, adli yardım sisteminde ücretsiz görev alacağını bilerek ve avukatlık mesleğinin getireceği avantajlar karşılığında bu yükümlülüğü zımnen kabul ettiğini (rıza) dikkate almıştır. Ancak rızanın varlığı tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, bu rızaya rağmen yüklenen görevin 'orantısız bir külfet' oluşturup oluşturmadığını da incelemiştir. Somut olayda Mahkeme, başvurucunun harcadığı zamanın (yaklaşık 18 saat) ve yaptığı masrafların, mesleğe girişin sağlayacağı faydalar karşısında aşırı ve orantısız bir yük olmadığına kanaat getirmiştir. Ayrıca, yapılan hizmetin, adalete erişimi olmayan bir kişiye hukuki yardım sağlama amacı taşıması nedeniyle bir 'sosyal dayanışma' niteliği taşıdığı ve İHAS m. 6/3-c'deki adil yargılanma hakkının bir gereği olduğu vurgulanmıştır. Bu unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Mahkeme ihlal olmadığına karar vermiştir. Ancak Mahkeme, bu tür bir hizmetin 'olağan yurttaşlık yükümlülüğü' (m. 4/3-d) olarak nitelendirilemeyeceğini de belirtmiştir. Bu tespit önemlidir, çünkü 'olağan yurttaşlık yükümlülüğü' (askerlik, vergi gibi) tüm vatandaşları kapsayan genel bir yükümlülüktür. Belirli bir meslek grubuna (avukatlar/stajyerler), mesleki statüleri nedeniyle yüklenen özel bir görevin bu genel kategoriye dahil edilemeyeceği, bu istisnanın geniş yorumlanamayacağı ifade edilmiştir. Yani, stajyerin görevi 'olağan yurttaşlık yükümlülüğü' olduğu için değil, orantılı ve mesleğin doğasından kaynaklanan bir yükümlülük olduğu için m. 4'ü ihlal etmemiştir.