HMK m. 305, hükmün tavzihini (açıklanmasını) düzenlerken, 'Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez' şeklinde kesin bir sınır çizmiştir. HMK m. 304 ise 'yazı ve hesap hataları' gibi maddi hataların tashihini (düzeltilmesini) düzenler. Bir mahkeme kararında, davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu gözetilmeyerek aleyhine harca hükmedilmesi ve bu hatanın daha sonra 'tashih şerhi' veya 'tavzih' yoluyla düzeltilmeye çalışılmasını, HMK'nın ilgili maddeleri ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/8964 K. sayılı kararı ışığında hukuken değerlendiriniz. Bu tür bir hata tavzih veya tashih konusu olabilir mi? Yoksa bu hata ancak kanun yolu ile mi düzeltilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61346

Harçtan muaf bir davalı aleyhine harca hükmedilmesi, HMK m. 304 kapsamında basit bir 'yazı ve hesap hatası' veya m. 305 kapsamında 'müphem veya çelişkili' bir durum değildir. Bu, hükmün sonuç bölümünde taraflara yüklenen bir borcun esasına ilişkin hukuki bir hatadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/20501 E., 2017/8964 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, HMK m. 305/2, 'Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez' hükmüyle bu yolu kapatmıştır. Mahkemenin, harçtan muaf olan davalıya harç yüklemesi ve sonrasında 'tashih şerhi' adı altında bu borcu kaldırması, davalıya yüklenen borcun esasını değiştirmektir ve bu ne tashih ne de tavzih yoluyla mümkündür. Tavzih, hükmü değiştirmek için değil, anlamak için başvurulan bir yoldur. Tashih ise sadece maddi hataları (örneğin, 1000 TL yerine 100 TL yazılması gibi) kapsar. Davalının harçtan muafiyetinin gözden kaçırılması hukuki bir değerlendirme hatasıdır. Dolayısıyla, bu tür bir hata, tarafların başvurusu üzerine ancak istinaf veya temyiz gibi kanun yolları ile düzeltilebilir. Eğer karar kesinleşmişse, bu durum kanun yararına bozma gibi olağanüstü kanun yollarına konu olabilir. Yargıtay, bahsi geçen kararında, mahkemenin 'tashih şerhlerinin' yok hükmünde olduğunu kabul etmiş ve bu hukuki hatayı, yeniden yargılama gerektirmediğinden, HUMK m. 438/7 (yeni HMK m. 303'e paralel) uyarınca kendisi düzelterek onama yoluna gitmiştir.