5199 sayılı Kanun m. 28/A, hayvanlara karşı işlenen suçları düzenlerken, bu suçların veteriner hekim, hayvan koruma gönüllüsü veya 'hayvanlara bakmak veya onları korumakla görevlendirilen kişiler' tarafından işlenmesini nitelikli hal olarak kabul edip cezayı artırmaktadır. Bir belediye bakımevinde, görevlilerin ihmali (aç bırakma, tedavisini yapmama) sonucu bir hayvanın ölmesi durumunda, bu görevlilerin ve onları denetlemekle yükümlü amirlerinin ceza sorumluluğunu, 'olası kast' (dolus eventualis) ve TCK m. 257 'görevi kötüye kullanma' suçu bağlamında analiz ediniz. Hayvanın ölümünün doğrudan bir fiil yerine ihmalden kaynaklanması, 5199 sayılı Kanun m. 28/A'daki 'kasten öldürme' suçunun oluşumunu engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61341

Bu durumda hem görevlilerin hem de amirlerinin cezai sorumluluğu gündeme gelebilir. 5199 sayılı Kanun m. 28/A'da düzenlenen 'nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı veya bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme' suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Doğrudan kast olmasa da, 'olası kast' ile işlenmesi mümkündür. Olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen 'olursa olsun' diyerek fiili işlemesidir. Bakımevi görevlilerinin, bir hayvanı sistematik olarak aç bırakmaları veya bariz bir hastalığını tedavi etmemeleri durumunda, hayvanın ölebileceğini öngörmelerine rağmen bu ihmallerine devam etmeleri, ölüm neticesini kabullendiklerini gösterir ve olası kastla öldürme suçunun oluşmasına neden olabilir. Bu görevliler, 'hayvanlara bakmakla görevlendirilen kişiler' olduğundan, alacakları ceza m. 28/A uyarınca yarı oranında artırılacaktır. İhmali davranışın kasten öldürme suçunu oluşturmadığı kabul edilse bile, bu görevlilerin davranışı TCK m. 257'de düzenlenen 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturacaktır. Zira görevlerinin gereği olan bakım ve tedavi yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hayvanın ölümüne, yani bir 'mağduriyetine' neden olmuşlardır. Denetimle yükümlü amirler ise, astlarının bu ihmallerini bildikleri halde müdahale etmiyorlarsa, onların da TCK m. 257 kapsamındaki denetim görevini ihmal suretiyle kötüye kullanmaktan sorumlulukları doğacaktır. Hatta duruma göre, astlarının fiiline iştirak (TCK m. 37-41) hükümleri çerçevesinde ortak fail veya azmettiren olarak sorumlu tutulmaları da mümkündür. Sonuç olarak, ihmal, olası kastın varlığı halinde kasten öldürme suçunu, aksi takdirde en azından görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.