Adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevrilen cezanın İnfaz Kanunu m. 110'da düzenlenen 'konutta infaz' gibi özel infaz usullerine tabi olup olmadığı konusunda Yargıtay daireleri arasında çelişkili kararlar bulunmaktadır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi (2007/6197) bunun bir 'tazyik hapsi' olduğunu ve m. 110'un uygulanamayacağını belirtirken, Yargıtay 4. Ceza Dairesi (2009/12657) ve 8. Ceza Dairesi (2007/7095) bu cezanın 'hapis cezası' niteliğini aldığını ve m. 110'un uygulanabileceğini kabul etmiştir. Bu iki zıt görüşü, adli para cezasından çevrilen hapsin hukuki niteliği, İnfaz Kanunu m. 106/9'daki istisnalar (erteleme ve koşullu salıverilme yasağı) ve 'hükümlü lehine yorum' ilkesi çerçevesinde kritik bir analize tabi tutarak, hangi görüşün hukuken daha isabetli olduğunu gerekçeleriyle tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61339

Bu konuda Yargıtay daireleri arasında doktrinel bir ayrım bulunmaktadır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin (2007/4065 E, 2007/6197 K) görüşüne göre; adli para cezasından çevrilen hapis, 5275 sayılı Kanun m. 106'nın amacı gereği, borcun ödenmesini sağlamaya yönelik bir 'tazyik hapsi' niteliğindedir. Bu cezanın temel amacı ceza infazı değil, mali yükümlülüğün yerine getirilmesini zorlamaktır. Bu nedenle, suç karşılığı verilen klasik hapis cezaları için öngörülen İnfaz Kanunu m. 110'daki özel infaz usulleri bu 'tazyik hapsi' için uygulanamaz. Diğer yandan, Yargıtay 4. (2008/21510 E, 2009/12657 K) ve 8. Ceza Dairelerinin (2007/8592 E, 2007/7095 K) benimsediği görüşe göre ise; adli para cezası C. Savcısı kararıyla hapse çevrildiğinde, infaz edilecek ceza artık 'hapis cezası' niteliğini almaktadır. Kanun koyucu, İnfaz Kanunu m. 106/9'da bu ceza için 'erteleme' ve 'koşullu salıverilme' hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça bir istisna olarak belirtmiştir. Ancak, özel infaz usullerini düzenleyen m. 110 için benzer bir yasaklama getirmemiştir. 'Kanunilik' ilkesi ve 'kıyas yasağı' gereği, kanunda açıkça belirtilmeyen bir istisna yaratılamaz. Ayrıca, mahkemenin takdiriyle doğrudan hapis cezası alan bir hükümlü bu haktan yararlanabilirken, yine mahkemenin takdiriyle adli para cezası alıp bunu ödeyemediği için hapse giren hükümlünün yararlanamaması 'eşitlik' ilkesine aykırı olacaktır. Bu nedenlerle, adli para cezasından çevrilen hapsin, kanunda açıkça yasaklanmadığı için, m. 110'daki şartları taşıması halinde özel infaz usullerinden yararlanabileceğini kabul eden ikinci görüş, 'hükümlü lehine yorum' ve 'kanunilik' ilkelerine daha uygun görünmektedir.