CMK m. 321, yargılamanın yenilenmesi isteminin esassız olması nedeniyle reddini düzenlerken, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/1533 ve 2015/9481 sayılı kararları, CMK m. 23/3'e dayanarak ilk hükme katılan hakimin bu istemi değerlendiremeyeceğini belirtmektedir. CMK m. 318/1, istemin 'hükmü veren mahkemeye sunulacağını' belirtirken, CMK m. 23/3'teki yasak 'yargılamanın yenilenmesi halinde' başlar. Bu iki hüküm ve Yargıtay kararları ışığında, hakimin tarafsızlığı ilkesinin yargılamanın yenilenmesi sürecinin hangi aşamasından itibaren uygulanması gerektiğini, 'halinde' kelimesinin lafzi ve amaçsal yorumunu yaparak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Piersack/Belçika kararı ve Adalet Komisyonu Raporu'nu da dikkate alarak analiz ediniz. 2015/9481 sayılı karardaki karşı oyun bu konudaki argümanlarını da tartışınız.
CMK m. 318/1, yargılamanın yenilenmesi isteminin şekli olarak hükmü veren mahkemeye sunulmasını öngörür. Ancak CMK m. 23/3, 'Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz' hükmü ile hakimin tarafsızlığını güvence altına almayı hedefler. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2016/947 E., 2016/1533 K. ve 2015/6956 E., 2015/9481 K. sayılı kararlarında, bu yasağın sadece CMK m. 321/2 uyarınca 'yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına' karar verildikten sonra değil, istemin kabule değer olup olmadığının incelendiği ilk aşamadan itibaren uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Daireye göre, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaati oluştuğundan, adil yargılama hakkı (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) ve 'hakimin tarafsız görünmesi' ilkesi gereği, talebi tamamen yabancı bir heyetin incelemesi gerekir. 'Halinde' kelimesinin dar lafzi yorumu (sadece duruşma açılırsa), Adalet Komisyonu'nun fıkrayı ekleme amacı olan 'hakimin tarafsızlığını bu yönüyle de sağlama' ruhuna aykırı düşer. AİHM'nin Piersack/Belçika kararında da vurguladığı gibi, 'demokratik bir toplumda mahkemelerin halka vermek zorunda oldukları güven duygusu' tehlikeye girebilir. Karşı oy ise, CMK'nın 'yargılamanın yenilenmesi istemi' ve 'yargılamanın yenilenmesi' ifadelerini bilinçli olarak ayırdığını, yasağın sadece duruşma açılması aşaması için geçerli olduğunu, önceki aşamada kararı veren hakimin dosyaya vakıf olmasının pratik faydaları olduğunu ve verilecek kararların itiraza tabi olmasının bir güvence teşkil ettiğini savunmaktadır. Ancak Yargıtay'ın çoğunluk görüşü, hakimin tarafsızlığı ve adil yargılanma hakkının özünü koruma açısından daha isabetlidir.