TCK m. 125'in gerekçesinde, hakaret suçunun oluşabilmesi için davranışın 'kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak' gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu ifade, suçun manevi unsuru olan kastın hangi yönünü vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61318

Bu ifade, suçun manevi unsuru olan kastın, sadece fiili bilmek ve istemekten (genel kast) ibaret olmadığını, aynı zamanda belirli bir 'amaca' veya 'yönelime' sahip olması gerektiğini vurgulamaktadır. Buradaki 'küçük düşürmeye matuf olmak' ifadesi, failin eyleminin objektif olarak kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedelemeye yönelik olması gerektiğini anlatır. Bu, TCK'nın bazı suçlarda aradığı 'özel kast' gibi bir unsur değildir; daha çok genel kastın niteliğini belirleyen bir ifadedir. Yani, failin özel olarak 'küçük düşürme amacı' gütmesi aranmaz, ancak gerçekleştirdiği eylemin bu sonuca yönelik, bu nitelikte olduğunu bilmesi ve istemesi gerekir. Bu ilke, her kaba, nezaketsiz veya rahatsız edici sözün otomatik olarak hakaret sayılmasını engeller. Mahkeme, ifadenin bu 'küçük düşürme' potansiyelini taşıyıp taşımadığını ve failin bu bilinçle hareket edip etmediğini, olayın bağlamına göre değerlendirir. Şaka, eleştiri veya sanatsal ifade gibi amaçlarla söylenen sözler, bu 'küçük düşürme' kastını taşımadığı için suç oluşturmaz.