Hakaret suçunda (TCK m. 125) suçun ispatı açısından, 'müştekilerin aşamalarda tutarlı ve birbiriyle uyumlu beyanları'nın delil değeri nedir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/2361 E. sayılı kararı bu konuda neyi vurgulamaktadır?
Ceza muhakemesinde 'delil serbestisi' ilkesi geçerlidir ve her türlü delil, hukuka uygun elde edilmiş olmak kaydıyla, ispat aracı olarak kullanılabilir. Mağdur veya müştekinin beyanı da bu kapsamda önemli bir delildir. Ancak tek başına bir beyanın mahkumiyete yeterli olup olmayacağı, somut olayın özelliklerine ve bu beyanın diğer delillerle desteklenip desteklenmediğine bağlıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 27/04/2022 tarihli, 2021/2361 E., 2022/11414 K. sayılı kararında, 'Müştekilerin aşamalarda tutarlı ve birbiriyle uyumlu beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında...' sanığın suçu işlediğinin gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu, Yargıtay'ın, özellikle tanık gibi başka doğrudan delilin olmadığı hakaret gibi suçlarda, mağdur beyanına önem atfettiğini gösterir. Ancak bu beyanın delil değeri taşıyabilmesi için aranan koşul, beyanın 'aşamalarda (soruşturma-kovuşturma) tutarlı' olması, kendi içinde ve diğer mağdurların beyanlarıyla 'uyumlu' olması ve dosyadaki diğer yan delillerle (örneğin, olay yeri tutanağı, taraflar arasındaki husumet) çelişmemesidir. Bu şartları taşıyan mağdur beyanı, mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilebilir.