Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/11414 E. sayılı kararında, insan ticareti suçunun oluşması için aranan 'maksatların' (amaçların) somut olayda gerçekleşmediği belirtilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Bu, suçun hangi unsurunun eksik olduğu anlamına gelir?
Bu, suçun 'manevi unsurunun' eksik olduğu anlamına gelir. İnsan ticareti suçu (TCK m. 80), 'özel kast' ile işlenebilen bir suçtur. Failin, kanunda sayılan hareketleri (tedarik, sevk vb.) işlemesi tek başına yeterli değildir; bu hareketleri, maddede sınırlı olarak sayılmış olan amaçlardan (maksatlardan) biriyle işlemesi gerekir. Bu amaçlar; 'zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak'tır. Yargıtay'ın ilgili kararında, bu maksatların somut olayda gerçekleşmediğinin belirtilmesi, failin eylemlerinin bu özel sömürü amaçlarından birini taşımadığının, dolayısıyla suçun manevi unsurunun oluşmadığının kabul edildiğini gösterir. Örneğin, bir kişi başka birini tehditle bir yere götürmüş olabilir, ancak bu eylemin amacı sömürü değil de, borcunu ödemeye zorlamak gibi başka bir amaç ise, insan ticareti suçu değil, şartları varsa tehdit veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşur. Bu nedenle Yargıtay, manevi unsurun yokluğu nedeniyle suçun oluşmadığı sonucuna varmıştır.