İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati 'açıkça ihlal edilen' üçüncü kişilerin HMK m. 394/3'e göre itiraz hakkı vardır. Buradaki 'açıkça ihlal' kavramı ile ne kastedilmektedir? Bir örnekle açıklayınız.
HMK m. 394/3'teki 'açıkça ihlal' kavramı, ihtiyati tedbirin üçüncü kişinin hukuki durumunu dolaylı olarak veya varsayımsal bir şekilde değil, doğrudan, somut ve belirgin bir şekilde olumsuz etkilemesi gerektiğini ifade eder. Üçüncü kişinin, tedbirden kaynaklanan bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu net bir şekilde ortaya koyabilmesi gerekir. Örneğin: Davacı A, davalı B'ye karşı bir alacak davası açar ve B'nin, üçüncü kişi C'ye sattığı ve tapuda C adına kayıtlı olan bir taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir koydurursa, bu durumda taşınmazın maliki olan C'nin mülkiyet hakkı (tasarruf yetkisi) 'açıkça ihlal edilmiş' olur. C, bu taşınmazın kendisine ait olduğunu, dava ile bir ilgisi olmadığını ileri sürerek HMK m. 394/3 uyarınca tedbire itiraz edebilir. Ancak, B'nin bir komşusu, 'Bu tedbir nedeniyle mahallemizin değeri düştü.' gibi soyut ve dolaylı bir iddia ile itiraz edemez, çünkü menfaati açıkça ve doğrudan ihlal edilmemiştir.