İnsan ticareti suçunda (TCK m. 80), mağdurun rızasının hukuken geçersiz sayılmasının temel felsefesi nedir? Bu durum, kişinin kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkıyla nasıl bir denge kurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61296

İnsan ticareti suçunda mağdurun rızasının hukuken geçersiz sayılmasının (TCK m. 80/3) temel felsefesi, 'insan onurunun' dokunulmaz ve devredilemez bir değer olduğu ilkesine dayanır. Hukuk düzeni, bir insanın kendisini bir meta haline getirmesine, köleliğe veya sömürüye tabi kılmasına rıza göstermesini geçerli kabul etmez. Kişinin kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkı mutlak değildir; bu hak, insan onurunu ve kişinin temel varlığını ortadan kaldıran veya ağır şekilde zedeleyen durumlarda sınırlandırılır. İnsan ticareti, kişinin temel varlığını bir sömürü aracına dönüştürdüğü için, bu eyleme gösterilen rıza, hukuken yok hükmündedir. Ayrıca, bu suçta rıza genellikle tehdit, cebir, aldatma, çaresizlikten yararlanma gibi iradeyi sakatlayan yöntemlerle elde edildiği için zaten özgür bir iradenin ürünü değildir. Kanun koyucu, bu dengeyi insan onurundan yana kurarak, sömürünün hiçbir türünün rıza ile meşrulaştırılamayacağını kabul etmiştir.