Hakaret suçunun 'ileti yoluyla' (TCK m. 125/2) işlenmesi durumunda, suçun işlendiği yer (yetkili mahkemenin belirlenmesi açısından) neresi kabul edilir?
İleti yoluyla işlenen suçlarda yetkili mahkemenin belirlenmesi konusunda CMK'da özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları ve doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak genel kabul gören görüş, bu tür suçların 'mesafeden işlenen suç' niteliğinde olduğudur. Bu durumda, CMK m. 12/2'deki 'Suçun işlendiği yer belli değilse, şüphelinin veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.' veya CMK m. 12/4'teki '...suç, mağdurun yerleşim yeri mahkemesinde de görülebilir.' hükümleri kıyasen uygulanabilir. Daha yaygın ve pratik olan uygulama ise şudur: Hakaret içeren ileti (SMS, e-posta vb.) gönderildiği anda hareket tamamlanmış, mağdurun bu iletiyi okuduğu veya duyduğu anda ise netice (hakaretin öğrenilmesi) gerçekleşmiştir. Bu nedenle, suçun işlendiği yer olarak hem iletinin 'gönderildiği' yer hem de mağdur tarafından 'öğrenildiği' (okunduğu/duyulduğu) yer mahkemesi yetkili kabul edilebilir. Mağdurun, şikayetini kendi yerleşim yerindeki savcılığa yapması ve davanın burada açılması genellikle kabul görmektedir.