TCK m. 128'in gerekçesinde, iddia ve savunma sınırını aşan hakaret içeren ifadelerle ilgili olarak 'Aslında öfke ve gazap hâli, kusurluluğun bir unsuru olan irade yeteneğini etkileyen bir faktördür ve bu durum, kişinin işlediği hakaret suçu dolayısıyla kusurunun tespiti bağlamında değerlendirilmelidir.' denilmektedir. Bu ifade, ceza sorumluluğunun hangi temel unsuruyla ilgilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61290

Bu ifade, ceza sorumluluğunun 'kusurluluk' (manevi unsur) unsuruyla ve özellikle de kusurluluğu etkileyen hallerle ilgilidir. Suç teorisinde kusurluluk, failin işlediği hukuka aykırı fiilden dolayı kınanabilmesini ifade eder. Bunun için failin kusur yeteneğine (algılama ve irade yeteneği) sahip olması gerekir. Gerekçedeki ifade, bir yargılama sırasındaki tartışmanın hararetiyle ortaya çıkan 'öfke ve gazap' halinin, kişinin 'irade yeteneğini' (davranışlarını yönlendirme yeteneğini) etkileyebileceğini kabul etmektedir. Bu durum, TCK m. 29'da düzenlenen 'haksız tahrik' kurumunun temel mantığıdır. Yani, eğer bir kişi, maruz kaldığı haksız bir beyan veya eylem nedeniyle öfkelenerek savunma sınırını aşıp hakaret ederse, bu öfke hali onun kusurunu azaltan bir neden olarak (haksız tahrik indirimi) dikkate alınmalıdır. Gerekçe, bu psikolojik durumun, failin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde bir faktör olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.