Hakaret suçunda (TCK m. 125), mağdurun gıyabında yapılan bir konuşmanın 'ihtilat' unsuru taşıması için, konuşmayı duyan kişilerin birbirlerinden haberdar olmaları veya toplu halde bulunmaları şart mıdır?
Hayır, şart değildir. TCK m. 125/1'in ikinci cümlesi, gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin 'en az üç kişiyle ihtilat ederek' işlenmesini gerektirir. 'İhtilat', sözlük anlamı olarak 'karışma, bir araya gelme' anlamına gelse de, ceza hukuku uygulamasında bu şekilde dar yorumlanmaz. TCK m. 125'in gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Bu kişilerin toplu veya dağınık olmalarının suçun oluşumu üzerinde bir etkisi yoktur.' Yani, ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, hakareti öğrenen en az üç kişinin aynı anda, aynı yerde ve birbirlerinden haberdar olarak bulunmaları zorunlu değildir. Failin, hakaret içeren sözleri, farklı zamanlarda ve farklı yerlerde, ayrı ayrı üç farklı kişiye söylemesi veya göndermesi (örneğin, üç ayrı kişiye mektup veya SMS göndermesi) durumunda da ihtilat unsuru gerçekleşmiş sayılır. Önemli olan, failin kastı dahilinde, hakaretin en az üç kişi tarafından öğrenilmiş olmasıdır.