İnsan ticareti suçu (TCK m. 80) ile fuhuşa aracılık etme (TCK m. 227) suçları arasındaki temel ayrım, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 E. sayılı kararına göre nasıl yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61283

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, bu iki suçun birbirinden bağımsız olduğu ve aralarındaki ayrımın her somut olayda dikkatle yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Temel ayrım, eylemin odaklandığı noktadır. İnsan ticareti (TCK m. 80), kişinin sömürülmek amacıyla bir 'meta' haline getirilmesi, yani iradesinin kırılarak tedarik edilmesi, sevk edilmesi, barındırılması gibi eylemler üzerine kuruludur. Burada 'insanın kendisi' ticaretin konusudur. Suçun oluşması için TCK m. 80/1'de sayılan 'araç fiillerin' (tehdit, baskı, cebir vb.) kullanılması esastır. Fuhuşa aracılık (TCK m. 227) ise, bir kişinin fuhuş yapmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik etmek veya yer temin etmek gibi eylemleri cezalandırır. Burada, kişinin iradesini kıran cebir veya tehdit gibi unsurlar zorunlu değildir. Kararda da belirtildiği gibi, eğer fail, 'tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak' suretiyle bir kişiyi fuhuş amacıyla bir yerden bir yere götürüyorsa, bu eylem hem insan ticaretini hem de (eğer fuhuş fiilen gerçekleşirse) fuhuş suçunu oluşturur ve her ikisinden de ayrı ayrı ceza verilir. Eğer cebir veya tehdit yoksa, sadece fuhuş için yer temin ediliyorsa, eylem TCK m. 227 kapsamında kalır.