TCK m. 6/1-c'de yer alan 'kamu görevlisi' tanımı, 'kamusal faaliyetin yürütülmesine ... herhangi bir surette ... geçici olarak katılan kişi'yi de kapsamaktadır. Bu ifadeye göre, bir ceza davasında mahkeme tarafından görevlendirilen 'bilirkişi', göreviyle ilgili olarak işlediği bir suçta kamu görevlisi sayılır mı?
Evet, sayılır. TCK m. 6/1-c'deki tanım, kişinin statüsüne değil, yürüttüğü faaliyetin niteliğine odaklanır. Yargılama faaliyeti, Anayasa ile devlete verilmiş bir 'kamusal faaliyet'tir. Bir ceza davasında, mahkeme tarafından belirli bir konuda rapor hazırlaması için görevlendirilen bilirkişi, bu yargılama faaliyetine, uzmanlığıyla 'geçici olarak katılan' bir kişidir. Madde gerekçesinde de '...kişi, bilirkişilik, tercümanlık ve tanıklık faaliyetinin icrası kapsamında bir kamu görevlisidir.' denilerek bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, bir bilirkişinin, göreviyle ilgili olarak gerçeğe aykırı bir rapor düzenlemesi, TCK m. 276'daki özel suçun yanı sıra, şartları varsa TCK m. 204/2 (resmi belgede sahtecilik) kapsamında değerlendirilebilir. Veya bu bilirkişiye, görevi nedeniyle hakaret edilmesi TCK m. 125/3-a kapsamında nitelikli hal oluşturur. Bilirkişi, sadece o görevini yürüttüğü süre ve bağlamla sınırlı olarak kamu görevlisi sıfatını taşır.