Hakaret suçunun (TCK m. 125) TCK m. 129/1 uyarınca haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabulü için, haksız fiil ile hakaret arasında sıkı bir 'zaman ve mekan birliği' aranır mı?
Hayır, sıkı bir 'zaman ve mekan birliği' aranmaz. TCK m. 129/1'deki haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için aranan temel koşul, hakaretin, haksız fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle' işlenmesidir. Yani, haksız fiil ile hakaret arasında psikolojik bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Haksız fiilin hemen ardından, aynı yerde hakaret edilmesi tipik bir durum olsa da, bu zorunlu değildir. Örneğin, kendisine tokat atılan bir kişinin, olay yerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, henüz olayın yarattığı öfke ve elem hali geçmeden, telefonla veya mesajla failine hakaret etmesi durumunda da haksız tahrik hükümleri uygulanabilir. Önemli olan, failin soğukkanlı bir şekilde düşünüp planlayarak değil, hala haksız fiilin yarattığı yoğun duygusal tepkinin etkisi altında hareket etmiş olmasıdır. Olaydan günler veya haftalar sonra, öç alma kastıyla yapılan bir hakaret ise bu kapsamda değerlendirilmez.