Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/3570 E. sayılı kararında, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair bir karar verilmesi zorunluluğundan bahsedilmektedir. Bu zorunluluk hangi duruma dayanmaktadır ve bu tür bir kararın hukuki niteliği nedir?
Kararın 5. bendinde bahsedilen bu zorunluluk, sanığın 'hüküm verildikten sonra katılan kurumun tüm zararını gidermesi' durumuna dayanmaktadır. Bu durum, 6352 sayılı Yasa ile TCK'nın bazı maddelerinde yapılan ve 'etkin pişmanlık' benzeri düzenlemeler getiren değişikliklerle ilgilidir. Özellikle karşılıksız yararlanma (TCK m. 163) gibi malvarlığına karşı suçlarda, failin soruşturma veya kovuşturma aşamasında, hatta hükümden sonra dahi zararı tamamen gidermesi halinde, cezada indirim yapılması veya 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilmesi öngörülmüştür. Yargıtay, somut olayda sanığın hükümden sonra zararı gidermesini bu kapsamda değerlendirmiş ve mahkemenin bu yasal zorunluluğu dikkate alarak, sanık hakkında mahkumiyet yerine 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı vermesi gerektiğini belirtmiştir. Bu tür bir karar, CMK m. 223/4-d'de düzenlenen bir karar türüdür. Sanığın eyleminin suç teşkil ettiği kabul edilir, ancak şahsi bir cezasızlık veya cezayı kaldıran bir nedenin varlığı nedeniyle faile ceza tertip edilmez. Bu karar, beraat niteliğinde değildir.