TCK m. 1'in gerekçesinde, ceza kanunlarının temel amaçlarından birinin 'hukuk devletini korumak' olduğu belirtilmiştir. Ceza hukukunun hangi ilkeleri, doğrudan 'hukuk devleti' ilkesinin korunmasına hizmet eder?
Ceza hukukunun birçok temel ilkesi, doğrudan doğruya 'hukuk devleti' ilkesinin somut birer yansımasıdır ve bu ilkenin korunmasına hizmet eder. Bu ilkelerin başlıcaları şunlardır: 1) Suçta ve Cezada Kanunilik (TCK m. 2): Hukuk devletinin en temel unsurlarından olan hukuki güvenlik ve öngörülebilirliği sağlar. İdarenin keyfi suç ve ceza yaratmasını engeller. 2) Eşitlik İlkesi (TCK m. 3): Kanunların, dil, din, ırk, cinsiyet gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese eşit uygulanmasını emrederek, hukuk devleti idealini pekiştirir. 3) Kusur İlkesi: 'Kusursuz suç ve ceza olmaz' ilkesi, kişilerin ancak iradi ve kınanabilir eylemlerinden sorumlu tutulmasını sağlayarak, objektif sorumluluğu ve keyfiliği önler. 4) Belirlilik İlkesi: Suç tanımlarının ve cezaların açık, net ve anlaşılır olması, vatandaşların hangi eylemlerin yasak olduğunu bilmelerini ve davranışlarını buna göre ayarlamalarını sağlar. 5) Geriye Yürüme Yasağı (TCK m. 7): Kanunların geçmişe yürüyerek kişileri aleyhlerine bir duruma sokmasını engeller. Bu ilkeler, devletin ceza verme yetkisini hukukla sınırlayarak, bireyi keyfi müdahalelere karşı korur ve bu sayede 'hukuk devleti'ni güvence altına alır.