Bir sanık hakkında verilen 2 yıl hapis cezasının TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmesi, mahkeme için bir zorunluluk mudur yoksa takdire bağlı mıdır? Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6772 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir hata tespit etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61258

TCK m. 50/1, 'Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre...' seçenek yaptırımlara çevrilebilir demektedir. Buradaki 'çevrilebilir' ifadesi, bunun mahkeme için bir zorunluluk olmadığını, takdire bağlı bir durum olduğunu gösterir. Ancak, TCK m. 50/3, 'Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.' diyerek bazı hallerde çevirmeyi zorunlu kılmıştır. Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/6772 E., 2016/7810 K. sayılı kararında tespit edilen hata ise farklıdır. Kararda, mahkemenin temel cezayı seçenek cezalardan 'hapis' olarak tercih etmesine rağmen, TCK m. 50/2'ye aykırı olarak bu hapis cezasını sonradan adli para cezasına çevirmesi eleştirilmiştir. TCK m. 50/2, 'Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilemez.' hükmünü amirdir. Yani, mahkeme en başta hapis ve adli para cezası arasında bir tercih yapıp hapsi seçmişse, sonradan bu hapis cezasını tekrar para cezasına çeviremez. Yargıtay bu kuralın ihlalini bozma nedeni saymıştır.