TCK m. 125/2, hakaretin 'mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle' işlenmesini düzenler. Bu düzenlemenin hukuki niteliği nedir? Suçun cezasını artıran bir nitelikli hal midir?
Hayır, TCK m. 125/2, suçun cezasını artıran bir nitelikli hal değildir. Bu fıkra, suçun işleniş şekline ilişkin bir açıklama ve niteleme hükmüdür. Fıkra, '...yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.' diyerek, bu şekilde işlenen hakaretin de suçun temel şekli olan birinci fıkradaki (üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası) yaptırıma tabi olacağını belirtir. Bu düzenlemenin hukuki niteliği, uzaktan iletişim araçlarıyla (mektup, telefon, SMS, e-posta vb.) yapılan hakaretin, hukuken 'huzurda hakaret' gibi kabul edilmesini sağlamaktır. Normalde bu tür bir eylem, mağdurun gıyabında işlenmiş gibi düşünülebilirdi. Ancak kanun koyucu, iletinin doğrudan mağduru hedef alması nedeniyle, bu durumu gıyapta hakaretten ayırmış ve huzurda işlenmiş gibi aynı temel cezayla cezalandırılmasını öngörmüştür. Bu nedenle, bu fıkra bir artırım nedeni değil, bir uygulama ve niteleme kuralıdır.