Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/1224 E. sayılı kararında, beraat hükmünün kesinleşme şerhli halinin davacı veya vekiline tebliğ edilmediği, ancak davacının hak düşürücü süre içinde tazminat davası açtığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemenin, davayı süre yönünden reddetmesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61248

Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının sebebi, CMK m. 142/1'de düzenlenen hak düşürücü sürenin başlangıcına ilişkindir. Madde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin, 'kararın veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde' yapılabileceğini düzenler. Burada iki farklı süre vardır: 3 aylık kısa süre ve 1 yıllık uzun (tavan) süre. 3 aylık sürenin başlayabilmesi için, kesinleşme şerhli kararın ilgilisine 'tebliğ' edilmesi şarttır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, dosyada böyle bir tebligatın yapıldığına dair bir belge bulunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 3 aylık süre hiç başlamamıştır. Davacı ise, 1 yıllık hak düşürücü süre dolmadan davasını açmıştır. Bu durumda, dava süresindedir. Mahkemenin, tebligat şartının gerçekleşmediğini göz ardı ederek ve sadece kesinleşme tarihini esas alarak davayı süre yönünden reddetmesi, CMK m. 142/1'in hatalı yorumlanması ve uygulanmasıdır. Bu nedenle Yargıtay, bu kararı hukuka aykırı bularak bozmuştur.