Hakaret suçunda (TCK m. 125) kullanılan bir ifadenin 'ağır eleştiri' mi yoksa 'hakaret' mi olduğunun belirlenmesinde, muhatabın 'siyasetçi' veya 'kamuoyuna mal olmuş kişi' olmasının rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61247

Bir ifadenin 'ağır eleştiri' mi yoksa 'hakaret' mi olduğunun belirlenmesinde, muhatabın sıfatı kritik bir rol oynar. Demokratik toplumlarda, ifade özgürlüğünün en geniş kullanıldığı alanlardan biri siyasi tartışmalar ve kamusal figürlerin eleştirisidir. Bu nedenle, Yargıtay ve AİHM içtihatlarında istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, siyasetçilerin, sanatçıların, gazetecilerin ve diğer kamuoyuna mal olmuş kişilerin, sıradan vatandaşlara göre daha ağır, sert ve sarsıcı eleştirilere katlanma yükümlülüğü vardır. Bu kişiler, kamusal alanda olmayı ve kamuoyunun denetimine açık olmayı kendileri tercih ettikleri için, eleştiri sınırları onlar açısından daha geniştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/5098 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu kişilere yönelik ifadeler, açıkça sövme veya somut bir suç isnadı içermediği sürece, 'siyasi ağır eleştiri' kapsamında kalabilir ve hakaret suçunu oluşturmayabilir. Buna karşılık, aynı ifade sıradan bir vatandaşa yönelik söylendiğinde, kolaylıkla hakaret olarak nitelendirilebilir.