Bir boşanma davasında, davacı, ileride hükmedilmesi muhtemel maddi/manevi tazminat ve nafaka alacaklarını güvence altına almak amacıyla, davalının banka hesabına ihtiyati tedbir konulmasını talep edebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/26233 E. sayılı kararının çoğunluk görüşüne göre bu mümkün müdür?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/26233 E., 2014/188 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne göre bu mümkün değildir. Çoğunluk görüşü, HMK m. 389'un ihtiyati tedbirin ancak 'uyuşmazlık konusu hakkında' verilebileceğini düzenlediğini belirtmiştir. Boşanma davasının konusu, evlilik birliğinin sona erdirilmesidir; davalının malvarlığı veya banka hesabı davanın konusu değildir. İleride doğması muhtemel bir para alacağını (tazminat, nafaka) güvence altına alma amacı, ihtiyati tedbirin değil, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen 'ihtiyati haciz' kurumunun konusudur. İhtiyati haciz ise ancak vadesi gelmiş bir para borcu için veya muacceliyet şartına bağlı diğer durumlarda istenebilir. Boşanma davasında henüz hükmedilmemiş bir tazminat veya nafaka alacağı, bu şartları taşımadığı için ihtiyati hacze de konu olamaz. Bu nedenle, çoğunluk görüşü, dava konusu olmayan bir malvarlığı üzerine, gelecekteki bir para alacağını temin için ihtiyati tedbir konulamayacağına karar vermiştir.