Bir opsiyon sözleşmesi çerçevesinde yapılan döviz alım-satım işlemlerinden doğan zararın tazmini davasında, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesi mi olduğunu belirlerken, sözleşmenin adının 'Özel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi' olmasının bir önemi var mıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/22 E. sayılı kararı bu konuda neyi esas almıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61220

Sözleşmenin adının tek başına bir önemi yoktur. Önemli olan, işlemin ve tarafların hukuki niteliğidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/22 E., 2018/1102 K. sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir. Kararda, taraflar arasında 'Özel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi' imzalanmış olmasına rağmen, uyuşmazlığın temelini oluşturan 'Opsiyonlu Döviz Mevduatı ve Opsiyon İşlemleri'nin niteliği esas alınmıştır. Kurul, bu tür işlemlerin doğası gereği bir yatırım ve kar elde etme amacı taşıdığını, dolayısıyla davacının 'ticari veya mesleki olmayan amaçlarla' hareket ettiğinin söylenemeyeceğini belirtmiştir. Davacı, bu işlemle bir tüketim ihtiyacını karşılamamakta, finansal bir yatırım yapmaktadır. Bu nedenle, davacının tüketici sayılamayacağı ve uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamına girmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi değil, ticari nitelikteki bu uyuşmazlığa bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.