Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/5118 E. sayılı kararında, aynı yerdeki iş mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık neden bir 'görev' uyuşmazlığı olarak kabul edilmemiş ve merci tayini yoluna gidilmemiştir?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, uyuşmazlık bir 'görev' sorunu olarak değil, bir 'iş dağılımı' sorunu olarak nitelendirilmiştir. Görev uyuşmazlığı, farklı türdeki mahkemeler arasında (örneğin Asliye Hukuk - Sulh Hukuk) veya farklı yargı kolları arasında (Adli Yargı - İdari Yargı) ortaya çıkar. Oysa aynı yargı çevresinde bulunan, aynı tür ve derecedeki birden fazla mahkeme (örneğin, Ankara 1. İş Mahkemesi ile Ankara 2. İş Mahkemesi) arasındaki ilişki, Hukuk Muhakemesi Kanunu anlamında bir görev ilişkisi değil, idari nitelikte bir 'iş dağılımı' ilişkisidir. Bu iş dağılımı, gelen davaların daireler arasında dengeli bir şekilde paylaştırılması amacıyla HSK tarafından belirlenir. Bu bir iç ilişki olduğu için, tarafların iş dağılımına itiraz hakkı yoktur ve mahkemeler de bu temelde görevsizlik kararı veremezler. Kararda da belirtildiği gibi, daireler kendilerine tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. Bu bir görev uyuşmazlığı olmadığından, CMK m. 21-22'de düzenlenen ve Yargıtay tarafından çözümlenen 'yargı yeri belirlenmesi' (merci tayini) yoluna gidilmesi de mümkün değildir.